İsiler ve İskitler


İSİLER VE İSKİTLER
Prof.Dr. Saadettin Gömeç

     Genellikle İskitler hususunda başta Herodotos olmak üzere bir veya birkaç kaynakla, birtakım arkeolojik buluntulara dayanılmaktadır. Fakat burada bir konuya da değinmemiz gerekir ki, o da; bugün İskit vatanı olarak ekseriyetle İdil-Ural ile Azak çevresi gösterilir. Bu bölge tarihî ve kültürel olarak incelendiğinde tipik bir Türk yurdudur.

    Çünkü buraları hem Türklerin en mühim destanları Oguz Kagan’da hem de başka yazılı belgelerde Türklerin tarihî vatanları arasında sayılır (Günaltay, 1928: 66; Gömeç, 2006: 197-198, 209-215; Gömeç, 2010: 138). Bu yüzden adı geçen toprakları özellikle İrani halklarla birleştirmek çok da sağlıklı değildir. İskitlere dair başta Herodot ve daha sonraki yazarlara bakıldığında onların MÖ 700’lerde Afganistan’dan, Macaristan’a kadar olan bir bölgede hayat sürdükleri anlaşılır. Doğu Avrupa’da ilk ata binen ve pantolon giyen kavim olmaları da dikkat çekicidir.

     Eski Yunan şair ve yazarlarının pek çoğu İskitleri cömert, sade, adil, dürüst ve yüksek ahlaklı insanlar olarak tanıtır. (Johnson 1959:250-252). İşte bu yüzden Doğu Avrupa’da, Türkleşme ve Türk tesirinin Germen-Got kavimlerinin kültür ve sanatında çok eskiden başladığına şahit oluruz (Kühn, 1937: 16; Fettich, 1937: s.322). Bu, Batının İskit dediği sanattır. İskitler mevzusunda bizim yıllardır savunduğumuz düşünce, bu dürüst halkın Türk-Hun Devleti’nin batıdaki sınır beyliği olduğu yolundadır. Batılı Orta Çağ yazarlarının pek çoğu onlara, zor iklim şartlarında mücadele eden ve buna rağmen sade yaşayan, mert insanlar der. Bir kısmınca vahşi ve yabani gösterilmesinin sebebi, herhâlde Helen medeniyetine uzak kalmaları ve kendi geleneksel inançlarıyla, Hristiyanlığa yabancı olmalarıydı.

     Batılılar İskitlerle Hunları, Hunlarla İskitleri karıştırdıkları gibi, buna bağlı olarak da zaman zaman İslam kaynakları Türklerle, Hun-İskitleri bir tutmuşlardır ki, bazı eski tarihçiler de Hunları, İskitlerin bir kolu şeklinde görürler. Zaten İskit geleneklerinin pek çoğu da Hunlarınkiyle aynıdır. Hatta İskitler Nuh’un oğlu Yafes’e bile dayandırılmaktadır. Çince vesikalarda Tümen’den (Tuman) söz ederken, ona gelene kadar binyıldan fazla bir zamanın geçtiği ve Hunların MÖ 2200’lerde yaşayan bir Büyük Yabgu’nun (Ta-yü) neslinden türediklerini (Hong, 2005: 2; Jhonson, 1959: 256; Maenchen-Helfen, 1961: 252; Watson, 1968: 155; Gan, 1986: 10; De Groot - Asena, 2010: 39) vurgulayan bilgiler mevcuttur. Dolayısıyla Hun adı ve birliği İskitlerden çok daha eski olmalıdır.


Hepsi : Makaleyi İndir
İsiler ve İskitler Reviewed by Türk Asya on Salı, Aralık 02, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.