Türklere Özgü İlk Kaynaklarda "İnsan" Görüşünün Temelleri

Gök İle Yer Arasındaki İnsan


Türklere Özgü İlk Kaynaklarda "İnsan" Görüşünün Temelleri

Dr. Nusrettin YILMAZ

    Türk düşüncesi, insana yeryüzünün en üstün varlığı olarak bakmakta, onu, kendi kendisiyle, dış dünya ve görünmeyen alemle ilişkili ve irtibatlı kılabilecek bir anlayışı temele almaktadır. Olgun bir varlık, kâmil insan olma yolunun herkese açık tutulduğu bu düşünüş biçiminde, insanın varlık yapısına uygun olarak kendi
kendisini gerçekleştirmesi kaynaşma ve sosyalleşme sürecine bağlanmaktadır. Böylece, il ve töre anlayışı içerisinde gerçek mutluluğu yaşayan bir insan profili çizilmektedir.

    Erdemli davranışların alış-verişiyle toplumsal ilişkilerin kurulmasını ön gören Türk düşüncesi, bu yaklaşımı, gevşeme ve bozulmalara karşı korumak ve bütün insanlığın hizmetine sunabilmek adına il ve töre anlayışı içinde sistematize ederek sağlamlaştırmaktadır. Çünkü bu il ve töre, Türk milletinin kendi yapısına ve oluşuna uygun, toplumsal kurumlar haline gelmiş, üstte gök çökmeyip, altta yer delinmediği sürece bozulmayacak şekilde düzenlenmiş bir il ve töredir. O, gökler ile yerin kanunlarından çıkarılmıştır dolayısıyla da evrensel bir özelliğe sahiptir.

     Temel hareket noktası olarak insanı gökler ile yer arasında üstün bir varlık olarak konumlandıran Türk düşüncesi, bu sayede, insanın dış dünyayla (doğayla) olan ilişkisi anlamında, çok düzeyli ve sağlam bir kalkış noktası yakalamış olmaktadır. Çünkü, gerek gökler ve orada bulunan güneş ay vb. gezegenler olsun, gerekse yer ve orada bulunan dağ, orman, su vb. şeyler olsun, bütün bu unsurlar bir çeşit kutsallık taşımakta, canlı bir varlık olarak düşünülmektedir49• Böylelikle naturist bir karakter taşıdığı gözlenen Türk düşüncesinde, insanın dış dünyayla olan ilişkisi kutsal bir anlayış etrafında şekillendiği için belli bir düzeyi yakalamış olmaktadır.

    Türk düşüncesi, temelinde, bütün görünüşlerini gök ve yeryüzünün simgelediği birbirine zıt, fakat aynı zamanda birbirini tamamlayan iki evrensel ilkeden oluşan bir sistem anlayışıylaS4, insanı odak (merkezi) bir noktaya yerleştirmektedir. Dolayısıyla gök ile yer arasında yaratılmış olan insanda, her iki ilkeden (gök ile yer) de bir pay vardır ve insan her iki tarafa açık bir varlıktır.

    Bu anlayış biçiminde insan, görünen ve görünmeyen alemle ilişkili ve kendi kendini gerçekleştirmeye açık bir varlık olarak tanımlanmaktadır. Türk düşüncesinin temel kavramlarından biri olan "kut", bu ilişkiyi ve insanın açık bir varlık oluşunu açık bir şekilde belgelemektedir. "Uğur, devlet, baht, talih, saadet", "mutluluk, devlet, saadet, değer, derece, ruh, unsur ", "ruh, manevi kuvvet, cesaret, ikbal, siyasi egemenlik gücü, devlet yönetimi güç ve yetkisi, şevket", "saadet, rahmet, azamet, ruh", "talih" "asalet, şeref, haşmet, izzet, hakimiyete liyakat ve ehliyet, karizma, ilahi lütuf' vb. kelime ve anlamlarla karşılanan "kut" sözcüğü, çok geniş ve zengin anlamıyla kapsamlı, felsefi bir kavramdır.


Hepsi : Makaleyi İndir


Türklere Özgü İlk Kaynaklarda "İnsan" Görüşünün Temelleri Reviewed by Türk Asya on Cuma, Kasım 21, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.