Ortadoğu'da Unutulan Gutiler Sabarlar Mervaniler ve Beylikler Dönemi

Gutiler - Bölgeleri ve Boy Rekabetleri


Türkler bugün olduğu gibi,eski çağlarda da ayrı boy adlarıyla tanınıyorlardı.Bu kavimlerde Tıpkı bilinen tarihteki gibi rekabet halindeydi.

Bu günkü, Kırgızlar,Özbekler,Yakutlar,Çuvaşlar gibi, eski çağlarda da Subarlar (Subariler, Subirler), Gud'lar ya da Guz'lar (Kas'lar) vardı.
Sümer Toprakları

Kısaca I.Ö. 3500 yıllarında yaşamış olan Sümer'ler de, I.Ö. 2500 yıllarında hükümran olan Gud'lar (Kut'lar) Gutiler bulunuyordu +

Gutilerle M.Ö.1700 yıllarında hakimiyet kuran Kassitler (Guz'lar) arasındaki zaman farkı hükümranlık zamanlarının farkıdır.

Türkler M.Ö:.4000'lerden itibaren bu yörelerde aralıksız, uzun yüzyıllar boyu yaşamışlardır.

Gutilerin,Prehistorik dönemde Hazar denizinin güneydoğusu ile Amuderya/Ceyhun (Oxus) nehri ardında Batı Türkistan'da oturdukları anlaşılmaktadır.

M.Ö. 2500 ile 2400 yıllarında Gutiler batıya yönelerek Zağros dağlık bölgesinin kuzeydoğusuna yerleşmişlerdir.

Gutilerin Mezapotamya yerleşim alanları, Yorgan tepe ile Kerkük'ün doğusunda Küçük Zab ile Diyale nehirleri arasında gösterilmektedir.

Gutilerde Sumer'ler Hurriler hattiler gibi menşeleri Orta Asya'ya dayanan büyük Türk ırkına mensup Boylardan oldukları görülmektedir.

Guti'ler, Orta Asya'dan Batı'ya akan büyük göç dalgaları sırasında Türkistandan getirmiş oldukları Neolitik medeniyeti geliştirememişlerdir.

Gutiler Dağlık ve medeniyetin gelişmesine az müsait bir mıntıkada bulundukları Orta Asya'lı ırkın özelliklerini Mezapotamyada yaşamışlardır.

Prof. Dr. Vecihe Hatiboğlunun Türkoloji Dergisinde Türk Tarihinin Başlangıcı isimli makalesinde Sümer ve Guti münasebetleri açıklanmıştır

Sümer - Guti -Türk


Türkler, Mezopotamya'da, Sümer ülkesinden başlayarak, yüzyıllar boyunca yaşamışlar, fırsat buldukça Samı kavimlere hükmetmişlerdir.

Türkler Mezapotamyada önc Sümer Gudea krallığını, sonra Guti (Kut) krallığını, daha sonra da Guz (Kasit) Krallığını kurmuşlardır.

Sümerce -Türkçe


Sümerlerden sonra Mezopotamya ya, gelen Gutilerin ve Kassitlerin (Guzların) yeni Son iki krallığın hakimiyeti toplam yedi yüzyıl sürmüştür.

Guti kuvvetlerinin çeşitli kabilelerden teşekkül ettikleri ve bu kuvvetlern bazan kadın komutanların emrinde de savaştıkları öğrenilmektedir.

Ural Altay kavimlerinde Kadın Hükümdar vardır Ayrıca Gutiler'in krallarını Beylerin arasından seçimle belirler bu da yalnız Türklerde vardır.

Gutiler'in bazı kral isimleri de bilinmekte ve bunlar eskiden beri Ural Altay dilleriyle ilgili görülmektedir.

Gutiler, hakimiyetlerine son verilmesinden sonra bile tekrarladıkları akınlarıyla hem Assur, hem Babil devletlerini devamlı yıpratmışlardır.

MÖ 2200 yıllarında Guti’ler ve MÖ 1700’lerden sonra Kas’lar gibi.Hurri’ler de Kuzey Mezopotamya’ya Kuzeybatı İran Bölgesi’nden ulaşmışlardır.

Hurriler, geldikleri bu bölgede MÖ 1430 yıllarında Mezopotamya’ya yaptıkları bir ileri hareketten sonra zirveye ulaşamışlardır.

Bu konuda en bilgin şahsiyet gösterilen Prof. B. Landsberger,1937’de Tarih Kurultayı’na, Gutilerin Türk asıllı olduğunu şöyle açıklamıştı:

“Bu Gutium yahut kutiun milletinin adının akatça nisbet eki olan kısmını çizecek olursak, kut kalır. Tarihimizde Türklerle en yakın bir surette münasebettar olan, hatta belki de ayniyet gösteren büyük kavim budur"

Prof. Dr. B. Landsberger, II. Türk Tarih Kongresi 1937, Ön Asya Kadim Tarihinin Esas Meseleleri, S. 105

Prof. B. Landsberger Kurultayda okunabilen beş kral adının küçük değişikliklerle Orhun Kitabelerinde yer aldığını örneklerle açıklıyordu:

Prof. B. Landsberger Kurultayda okunabilen beş kral adının küçük değişikliklerle Orhun Kitabelerinde yer aldığını örneklerle açıklıyordu.

Prof. B. Landsberger Guti Krallarının adlarını şöyle açıklıyordu:
1. Yarlagan
2. Tirigan
3. Şarlak, Çarlak
4. El-ulumuş
5. İnim-bakaş

Prof. B. Landsberger:
"Gutiler, 2500’den sonra, Akad’ın Samı krallarını düşürdüler ve 125 yıl Mezopotamya’ya hükmettiler” diyordu.

Prof. Dr. B. Landsberger, II. Türk Tarih Kongresi 1937, Ön Asya Kadim Tarihinin Esas Meseleleri, S. 106

Çok Kıymetli bilim adamlarımızdan Prof. Dr. Vecihe Hatiboğlu Gutilerle ilgili Türkoloji dergisinde yayınladığı çalışmasında şunları söylüyor:


"Fars’ların, Arapların eski çağlardan beri, düzenli bir biçimde, Oğuz’lara Guz demelerinin sebebi araştırılmıştır. Fars’ların,Arapların Oğuz’lara Guz demeleri araştırılmış Oğuz adının tarihteki adının Guz olabileceği düşünülmüştür.Tarihi kaynaklara gidilmiş M.Ö.2500 lerden sonra Mezopotamyaya hükmetmiş olan Gutilere ve Kasisitlere ulaşılmıştır.”

Bu çok önemli konu, 1978 yılı 11 Martında Cumhuriyet Gazetesinde ve 26 Eylülde de Milliyet Gazetesinde ayrıntılı yayınlanmıştır.

Kas’ların Guz’lar olduğu, Oğuz Türkleri olduğu Oğuz sözcüğünün Guz biçiminden geldiğini Prof. Dr. Vecihe Hatiboğlu delilleriyle açıklamıştı.

Kassit dilinin çözülmesiyle, birçok tarihçi ve dilcinin sıraladığı soruları yanıtlamak kolaylaşmış böylece Mezapotamya tarihi aydınlanmıştır.

V.Hatipoğlu'dan sonra Kas’lar, Gud’lardan da eskiye gidilerek yıllardan beri ortada çözüm bekleyen Sümerce sorunu da aydınlığa kavuşmuştur.


Sabarlar


Kuzey Asya’da, Subar’lar (Sabirler, Subir’ler) adı altında yaşayan Türk boyları, Sibirya’dan Hazar Gölü civarına göç etmişlerdir.

Hazar Türkistan ve Hindistan üzerinden Güney Mezopotamya’ya göç etmişler, burada adları da Türkçe olan “Ur ve Uruk” kentlerini kurmuşlardır.

Dil ve lehçe özellikleri dikkate alınınca, Sümer’lerin en yakın temsilcileri Kuzey Asya’da yaşayan Suvar, Yakut, Karagas, Çuvaş Türkleridir.

Dil ve lehçe özellikleri dikkate alınınca, Sümer’lerin en yakın temsilcileri Kuzey Asya’da yaşayan Suvar, Yakut, Karagas, Çuvaş Türkleridir.

Kasit sözcüklerindeki Türkçe,yirmi yedi yüzyıl önceden, pırıltılı kök ve ekleriyle ışık vermekte, bugünkü Türkçeyi de aydınlatmaktadır.

M.Ö. Suriye’deki Kassitlerden tarihçi Strabon Kos adıyla söz ettiği gibi Hz Muhammed zamanında bile Türklerin varlığından söz edilmektedir.

(3-Huzistan (Huz=Kuz=Guz) ve Kirman yör.oturan Türkler, Araplara “Topraklarımızdan çıkın” diyorlardı (bkz. Türkiyat Mec 1969, cilt: XV,s.22)


Yine hadislerde “Oğuz Türklerinin=Guz Türklerinin", saltanatlının uzun süreceği köklü Türk-Sami ilişkilerine, eski Guz’lara dayanır.

Hazret-i Muhammed’den önc Mekke’nin anahtarının muhafızı olan Huza’a kabilesinin Türk asıllı olduğu Emir Kuzay gibi söylenebilir.

Prof. Dr. Vecihe Hatiboğlu, Türkoloji Dergisi, Türk Tarihinin Başlangıcı, Cilt: VIII, Sayfa: 33


Erken dönem Türk tarihi ile ilgili önemli eserler vermiş Ord Prof Dr Şemseddin Günaltay, Gutilerle ilgili bize önemli bilgiler veriyor:
"Türk asıllı Guti’lerin Sinear’ı istilası 2550 - 2622 tarihleri arasındadır Sami Akad devleti Türk asıllı Gutiler tarafından yıkılmıştır. Guti’ler istilası,tam bur Türk savaşıdır Mezapotamya hakimiyeti için Sumer’lerle Akad’lar arasında devam eden mücadeleye benzememiştir. Türk Gutilerin akınları Kuzeydeki (Akad)leri de, Güneydeki (Sümer)leri de sindirmiş, bütün ağırlığı ile Mezapotamya'yı kasıp kavurmuştu."
Sümerler - Akadlar


Ord. Prof. M. Şemseddin Günaltay, Yakın Şark, Elam ve Mezopotamya, Gutiler Bahsi s. 317-319


Mervânîler


Mervânîler,M.S.1032 yılında kısa bir zaman diliminde Diyarbakır ve civarındaki bazı yerleri içine alan küçük bir beylik kurmuşlardır.

Mervaniler 1040 tarihinden itibaren Oğuzların saldırılarına dayanamayıp Selçuklu hakimiyetini kabul etmişler ve Anadoluyu terk etmişlerdir.

1040 yılından sonra Mervanî ile ilgili bir iz yoktur İleriki yıllarda da Mervanilerden hiç bir iz yoktur.

Kaynaklar 973 yılında dahi Amed veya Amid şehrinin Arapların elinde bulunduğunu göstermektedi(Urfalı Mateos Vakayinâmesi, s. 23).

Aynı yazar daha sonra Urfa’nın da 1032 yılında Arapların hakimiyetinde olduğunu belirtmektedir

1032'den sonra sadece ve sadece 8 yıl Mervaniler vardır ancakMervani halkı Araplardan müşteşekkil karışık kabileleri bulunan bir topluluktur.

Siyasî Kürdçülerin “Biz hep buradaydık..” şeklindeki iddiaları, Bu Arap asıllı ve Anadoluda 8 yıl kalmış Mervanilere dayanıyor.

İbnü’l Esîr’in kaydına göre Mervânî Beyliği’nin kurucusu,Baz adlı biridir ve Ebû Ab-dullah el useyn b. Dostek onun kardeşidir (El-Kâmil,7/1)

Oğuz akıncıları birkaç binlik bir kuvvetle 1040 yılında Diyar-ı Bekir’e saldırdıklarında 1000 civarındaki Mervânîler kaleye kapanmışlardır.

Kaynaklarda Kürd yoktur zaten kısa süre sonra Oğuzlara teslim olmuşlardır (İbnü’l Ezrak, age., s. 170-171; İbnü’l I sır, El-Kâmil, 7/418-19)


İnaloğulları


İnaloğulları döneminde Diyarbakır imar edilmiş, ticaret ve kültürel hayat fevkalâde geliştirilmiş, Türkmenler tamamıyla bölgeye yerleşmiştir.

Halk refah ve huzur içinde olmuş,âlim ve sanatçılar himaye edilmiş,on binlerce cilt eserde tek bir Kürt yoktur bölge modern bir gelişmededir.

Dilmaçoğlu Mehmed Bey tarafından kurulan Dilmaçoğulları beyliği 1085-1192 yılları arasında Bitlis, Erzen ve Vestan'da hüküm sürmüştür.

Bu yöre 640 yılında önce Emeviler, sonra Abbasilerin eline geçmiş, daha sonra mahalli beylikler tarafından yönetilmiştir.

1040 yıllarından itibaren Türk aknları başlamış ve 1085 yılında Melikşah'ın emriyle Dilmaçoğlu Mehmed Bey tarafından fethedilmiştir.

Dilmaçoğulları da diğer Türkmen beylikleri gibi hakim oldukları toprakları imar etmişler ve halkını refaha kavuşturmuşlardır.

1150 yılında yaptırılan Bitlis Ulu Camii, Anadolu'da Türk mimari sanatının ilk ve en güzel örneklerinden biridir.

Bu bölgede de diğer Güney Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde de 1450 yılına kadar hiç bir bölgede tek bir Kürd yoktur.


Yavuz Selim Döneminde Anadolu'ya Gelen Kürtler ve Türkmenlerin Devşirilmesi


Anadolu'ya gelen Kürdler 1400'lerde Hazar'ın güneyinde Türk ve Farsi unsurların karışımından oluşmuş çok küçük bir topluluktur.

Bu topluluk bir millet değildir dünya üzerinde böyle gelip geçmiş on binlerce topluluk vardır Türklerin çok alt bir kültürüdür.

Nitekim yaptığımız incelemelerde sadece Kars yöresinde böyle yaşamış va kaybolmuş 700 civarında topluluk izi gördük.

Kürdlerin kaybolmamasının sebebi 1490'lardan sonra Anadoluya sığınmalarıdır. Gelenler Takriben 3.000 kişi civarında sanılıyor.

Yavuz Sultan Selim’in Anadolu’da Türk halkına karşı izlediği kanlı siyasada Kürtler ile işbirliği yapmış olması Kürtleşmeye sebep olmuştur.

Hazarın güneyinde oluşan bu topluluk Bölgeden kuzeye göç eden Türk boyları ile Az sayıda Farsi toplulukların karışmasından oluşmuştur.

Aslı Türk olan ancak Bir çok topluluk gibi Türk kimliğini yitirmiş yaklaşık 3000 civarında Kürd Anadolu’ya gelmiş Yavuz'a sığınmıştır.

Biraz önce bahsettiğim İdrisi Bitlisi tarafından yapılan başvuru ile Türkmenler kötülenmiş ve yanında savaşmak istenildiği belirtilmiştir.

Böylece Kürtler Yavuz'un ordusunda Türkmenlere kaşı yer almış ve arkasından Yavuz tarafından Anadolu ya iskan edilmişlerdir.

Tekrar, Anadoluya yeni göçmüş yer tutmaya çalışan Kürtlerin Yavuz Sultan Selim’e gönderdikleri arıza’nın sadeleştirilmiş metnini okuyalım.

Kürtler:

" CAN Ü GÖNÜLDEN İSLAM SULTANINA (YAVUZ SULTAN SELİM’E)BİAT EYLEDİK ILHÂDLARI (TANRITANIMAZLIKLARI) ZÂHİR OLAN TÜRKMENLERDEN ARINDIK"

Kürtler:

"KIZILBAŞLARIN NEŞRETTİĞİ (YAYDIĞI) DALELET (SAPIKLIĞI) VE BİD’ATLERİ KALDIRDIKEHL-İ SÜNNET MEZHEBİ VE ŞAFİ’İ MEZHEBİNİ İCRA EYLEDİK"


Kürtler YAVUZ'A gönderdikleri mektubun devamında:

"KIZILBAŞLARIN NEŞRETTİĞİ DALELET VE BİD’ATLERİ KALDIRDIK VE EHL-İ SÜNNET MEZHEBİ VE ŞAFİ’İ MEZHEBİNİ İCRA EYLEDİK"


"DUYDUK Kİ , PADİŞAH, ZÜLKADRİYE EYALETİNE GİTMİŞ; BUNUN ÜZERİNE BİZ DE MEVLANA İDRİS-İ BİTLİSİ’Yİ MAKAMINIZI GÖNDERDİK"


"HEPİMİZİN ARZUSU ŞUDUR Kİ; BU MUHLİS KULLARA YARDIM EDESİNİZ. BİZİ KIZILBAŞLARA KARŞI KORUYUNUZ" diyorlar.


Kürdler Osmanlıyı kışkırtarak onunla anlaşarak Türkleri arkadan vurmak için Hırvat tarihçilerin yazdığı gibi Türklere iftira atıyorlar.
Kürtler devamla :

"SADECE ISLAM SULTANINA MUHABBET ÜZERE OLDUĞUMUZ İÇİN TÜRKMEN MÜLHİDLERİ (TANRITANIMAZLAR), BİZİM EVLERİMİZİ YIKMIŞLAR DIR.BİZİM GİBİ SİZE İNANANLARI TÜRKMEN ZALİMLERİNİN ZULÜMLERİNDEN KURTARMAYI MERHAMETİNİZDEN BEKLİYORUZ" diyorlar.

Anadolu'ya henüz yerleşmeye başlamış bir avuç sayıdaki Kürt Türkmenlere karşı Yavuz ile işbirliği yapmak için Türklere iftira atıyorlardı.

Halbuki Türkler istese Kürtleri Anadolu'ya sokmazdı Anadolu Türkmen kaynıyordu Kürtler Osmanlının nimetlerinden istifade için iftira attılar.

Bir iddia

Değerli Arkadaşlarım Elegeş kitabesinde bir kelimenin okunuşuna dayanarak Kürdlerin Turani bir halk olduğu iddia edilmiştir

Cevap:

Orhun anıtlarına dayanarak ürdlerin Türklerin bir kabilesini oluşturdukları tezi ileri sürülmüş,Türklerle Kürdler hikayeleri uydurulmuştur.

Elegeş nehri, Yenisey’in kollarından biridir. Bu nehrin kenarında bulunan kitabeye de Elegeş yazıtı adı verilmiştir.

Göktürk kitabelerinden yaklaşık 100 yıl kadar önce dikilmiştir. 8. satırda geçen 
“Kürd el kan alp urunu altunlıg.” 
ibaresi yanlış okunmuştur.

Bu okunuş H. Namık Orkun’un “Eski Türk Yazıtları” adlı çalışması içerisinde bulunmaktadır Esasen yazıtta geçen ifade “körtlkn” harfleridir.

Elegeş yazıtlarında geçen “körtlkn” harfleri Hüseyin Namık Orkun, tarafından“Kürd el kan” şeklinde okumuştur.

1995’de başka bir Türkolog, yani Prof. Dr. Talat Tekin bu okuyuşa itiraz ederek, aynı ibareyi “Körtle kan” olarak okumuş ve düzeltmiştir.

Namık Orkun bu söz öbeğini yanlış olarak “Kürd el kan” şeklinde okumuş ve yine tamamıyla yanlış olarak “Kürd elinin hanı” diye yorumlamıştır.

Oysa Orkun’un “Kürd el kan” söz öbeği gramere aykırıdır. K(a)n “han” sözcüğünden önceki Kürtl harf dizisi ancak bir kişi adı olabilir.

H.N.Orkun'un hatalı ouması “Körtle”den başka bir şey değildir. Körtle sözcüğü kişi adı olarak 2. Elegeşt kitabesinde de geçer.

Körtle Sayun “General Körtle”. Kelimenin bir de güzel anlamı vardır ki, Uygurca metinlerde sık sık rastlanır.

Erk Yurtsever de ifadeyi 
“men Körtül Kan Alp Urungu” 
yani 
“Ben kudretli kağan Alp Urun-gu” 
şeklinde okumuştur.

Ünlü Türkologlardan Radloff; Malov, Vasilyev ve Kormuşin de kelimeyi“körtle” şeklinde okumakta ve ibareyi “Körtle-han” şeklinde çözmektedir

Kün tengri yarukm teg
köküzlüğüm bilgem,
Kün tengri yarukm teg
köküzlüğüm bilgem, Körde tüzün tengrim külüğüm kuzuncum,
Körtle tüzün tengrim burkanım bolunçsüzüm

Köklü kün tengrisinin nurıdek(Nuru gibi) danışmenem,
Köklü kün tengrisinin nurıdek danış-menem(Bilgeyim) ,

Güzel peziletlik (Faziletli), şöhretlik, koğdıguçı(oruyucu) tengrim,
Güzel peziletlik, tengdaşsız burhanım tengrim. 
Görüldüğü gibi “körtle” kelimesi bu eski Uygurca şiirde “güzel”anlamında kullanılmıştır.Talat Tekin’in görüşlerine ve okumasına katılıyoruz.


 Tapu Tahrir Defterleri ve Kürtlerin Geçmişteki Oranları


Türkiye Cumhuriyeti, yüzlerce yıldan beri bu toprakların gerçek sahibi Türk milleti tarafından doğru ve haklı olarak Türk adıyla kurulmuştur.

Türk Tarih kurumu, Yavuz ve Kanuni dönemlerinde tutulan Tapu Tahrir Defterlerine dayanarak Türkiye’nin bir aşiret haritasını çıkarmaktadır.

16. Yüzyıldan bugüne, Türkiye’de yaklaşık 20 bin aşiretin defterlerdeki varlıkları bilgisayara aktarılmaktadır.

BUGÜNE KADAR 373.585 HANEDEN OLUŞAN 11.769 AŞİRETLE İLGİLİ BİLGİLERİN KAYIT EDİLDİKLERİNİ DE BİLMEKTEYİZ.

11.769 aşiret arasında adında “Kürt” sözcüğü ile ilgili 92 aşiret tespit edilmiştir burada Kürt adı da,etnik bir grup olarak geçmemektedir.

Mesela bu 92 aşiretten Kürt Mehmedlü Cemaatı’nın Danişmendli Türklerine de bağlı Türkler olduğu Bilim adamlarımızın ortak görüşüdür.

KÜRT SÖZÜ GEÇEN AŞİRET SAYISI BİNDE 3 OLUP BUNLARIN DA ASLI TÜRKTÜR 1400'LERDEN ÖNCE ANADOLU'DA KÜRT YOKTUR BUNA RAĞMEN AYMAZLIK SÜRMEKTEDİR.

1980'lerde ABD Yeşil Kuşak Projesi kapsamında yeni bir çalışma başlatılmış Milliyetçi dergilerde bile Kürtlerin propagandası yapılmıştır.

Mesela Türk Kültürü dergisinde bile Kürtlerin Anadolu da Yaşayan Türkler olduğu propagandası yapılmıştır Halbuki1500'den önce Kürt yoktur.

Kırdaşça Kırmanca Zazaca konuş unlar birbirini Türkçe aracılığıyla anlar Osmanlı defterlerinde soyları Türk boyları olarak gösterilmektedir.


PKK'ın Kurduğu Hayaller


PKK’NIN VE SİYASİ KÜRTÇÜLERİN KÜRTLERE AİT TÜM İDDİALARI HEM DE TAMAMI BİR HAM HAYALDEN VE ÜTOPYADAN İBARETTİR.

Türkiye'de Türk'e karşı etnik ırkçılık yapılmaktadır. Devletin kurucusu Türk Milleti etnik unsur bölücülüğüne indirilmektedir


Beylikler Dönemi

1500'den önce burada olmadıklarının delili şudur Daha önce de anlattık ancak Beyliklerimizi kısaca tekrar anlatalım ve hafızalara nakşedelim.

Sivas, Tokat, Niksar, Çorum, Amasya, Kastamonu, Malatya, Elbistan ve Kayseri’de 1071-1178 arasında hüküm süren Dânişmendliler; Türktü.

Bitlis ve Erzen’de 1084-1393, Dilmaçoğulları; Ahlat, Erciş, Van, Tatvan, Adilcevaz, Silvan ve Muş’ta 1110-1207 arasında Ahlatşahlar Türktü.

Harput, Palu, Çemişkezek ve Arapkir’de 1085-1113 arasında Çubukoğulları; Diyarbakır ve çevresinde 1098-1183 arasında Yınaloğulları; TÜRK'TÜ.

Diyarbakır, Mardin, Hasankeyf, Silvan ve Harput’ta 12.-15. yüzyıllar arasında hüküm süren Artukoğulları; parası pulu ve eserleriyle TÜRKTÜ.

1365-1469 arasında Doğu ve Güney-Doğu Anadolu ile birlikte Güney Kafkasya, İran ve Irak’a da hâkim olan Karakoyunlular; TÜRK DEVLETİYDİ.

1469-1508 arasında aynı bölgelere hâkim olan Akkoyunlular Türk beylik ve devletleri idi.

Safevi devletini kuranlarda Anadolu'dan giden Türklerdi.

13. yüzyıl ortalarından 15. yüzyılın ikinci yarısına dek süren Beylikler döneminde Karaman ve civarında Karamanoğulları, TÜRK BEYLİĞİYDİ.

Kütahya ve civarında Germiyanoğulları, Kastamonu ve civarında Candaroğulları,Söğüt,Bilecik,Bursa ve civarında Osmanoğulları, TÜRK BEYLİĞİYDİ.

Balıkesir ve civarında Karesioğulları, Manisa ve civarında Saruhanoğulları, İzmir, Aydın ve civarında Aydınoğulları, TÜRK BEYLİKLERİYDİ.

Denizli ve civarında İnançoğulları, Muğla ve civarında Menteşeoğulları, Antalya ve civarında Hamidoğulları; TÜRK BEYLİKLERİYDİ.

Osmanlı Yükselirken Anadolu Türk Beylikleri


Bahsettiğim beylik, devlet vd hiçbir bilim adamı, hiçbir tarihçi Türklükten başka bir milliyet izafe etmemiştir.

Horasan ve Azerbaycan üzerinden Anadolu’ya geldiğimizde sadece Bizans Devleti vardı. Bu toprakları bir etnik gruptan değil Bizans’tan aldık.

Biraz önce sayılan bölgeler, beldeler ve bütün toprak parçaları kanla ve kılıçla alınmıştır; Bu topraklar böyle vatan olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, yüzlerce yıldan beri bu toprakların gerçek sahibi Türk milleti tarafından doğru ve haklı olarak Türk adıyla kurulmuştur.

Arkadaşlar tarihte Selçuklu gibi devletlerin yıkılışında bir çok beylikler hatta devletler bile kurulmuştur KÜRTLER NEDEN KURMADILAR?

Benzer bir konuşma TBMM'de Yusuf Halaçoğlu'ndan


Selçuklu devleti yıkılırken Beylik kurmadılarsa iki cevabı var 
1- KÜRTLER BURADA DEĞİLDİ 
2- KÜRTLER VARDI ANCAK BİR İKİ KÖY BİLE DEĞİLDİ.

ARKADAŞLAR HEP BERABER EL ELE VEREREK YALANLARI BİTİRMELİYİZ "TARİH" "DİL" BUNLAR VATAN TOPRAKLARI KADAR ÖNEMLİDİR.

ARKADAŞLAR MİLLİ BİR TARİHİNİZ YOKSA MİLLET OLAMAZSINIZ BULUNDUĞUNUZ TOPRAKLARDA HAK İDDİA ETMENİZ İÇİN TARİHTE ORADA OLMANIZ GEREKİR.

Bu sebeple Kürt adı altında toplanmak istenen topluluklara kimlik kazandırmak için milli bir tarih "uydurmak" zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

TARİH, ARKEOLOJİ, ANTROPOLOJİ, COĞRAFYA, ETNOGRAFYA, FİLOLOJİ, GİBİ SOSYAL BİLİMLER "KÜRT TARİHİ" İLE İLGİLİ BİR BİLGİYE İŞARET ETMEMEKTEDİR.

BİZ IRKÇILIK YAPMIYORUZ IRKÇILIĞI SİYASİ KÜRTÇÜLER YAPIYOR. TÜRKİYE' TEMEL SORUNU “TÜRKİYE'DE TÜRK'E KARŞI IRKÇILIK" YAPILMASIDIR.

TÜRK YURDUNUN İÇERİSİNDEN YENİ BİR DEVLET VEYA TÜRK MİLLETİNE ORTAK ULUS MEYDANA GETİRİLMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ.

BU ÜLKE TÜRK YURDUDUR TÜRK CUMHURİYETİDİR ATATÜRK'ÜN ÜLKESİDİR ÖYLE DE KALACAKTIR BEĞENMEYENİN GİDECEK İKİNCİ BİR ÜLKESİ BULUNMAKTADIR.

BİZ TÜRK'ÜZ BU TOPRAKLARDA DOĞDUK BU TOPRAK İÇİN ÖLECEĞİZ SON M2 TOPRAĞIMIZI DAHİ KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR SAVUNACAĞIZ VATAN BURASIDIR.

Sorun ihanettir Türkiyede hepimiz birinci sınıf vatandaşız Türkiye Cumhuriyeti devletinin içerisinden yeni bir devlet çıkarılmasına karşıyız.

Hem Türkleri öldürtecekler hem Türkiyenin üzerine örtü gibi yerleşerek bütün gayrimenkulleri alacaklar sonrada hak isteyecekler YOK ÖYLE !!!

Türkler düşmanla savaşırken Kürtler büyük isyanlar çıkarıyorlar İngilizlerle iş birliği yapıyorlardı Türk milleti büyük millettir.

Türkiye Cumhuriyeti'ne Yapılmak İstenenler

Arkadaşlar, Türkler alt kimliğe indirilerek etkisizleştilmek,Cumhuriyetle elde ettiğimiz tüm kazanımlar elimizden alınmak istinelmekedir

Kürt Sorunu Demokratikleşme paketleri Cözüm süreci vd , Şark Meselesinin devamıdır Türk İstiklaline son verilmek istenilmektedir.

Bu süreçte Hep beraber Milli meselelerimizi dile getirecek Milli Hafızamızı canlandıracak Yüksek bir Tarih şuuruyla yeniden başlayacağız.

Böyle bir dönemde yol göstericimiz Büyük önder Atatürk ve vatanın gerçek sahibi Şehitlerimiz Gazilerimiz ile Milli vicdanımız olacaktır.

Düşmanların elinde dev projekörler var bizlerin ise elimizde ise küçük bir meşale var.İnanıyorum ki bu meşale Türk yurdunu aydınlatacaktır.

CEVAP :

DEVŞİRMELER OSMANLININ VE TÜRKLERİN 500 YIL KANINI EMMİŞLER SONRA OSMANLI CİHAN DEVLETİNİ PARAMPARÇA EDEREK YIKILIŞA GÖTÜRMÜŞLERDİR.

Bu devşirmeler İstiklal harbinde Hürriyet-i itilaf partisi bünyesinde yapılanarak İstiklal savaşına hazırlanan Türklere saldırmışlardır.

Bu devşirmeler İstiklal harbinde Hürriyet-i itilaf partisi bünyesinde yapılanarak İstiklal savaşına hazırlanan Türklere saldırmışlardır.

Cumhuriyetin kuruluşu ile Atatürk Türk Milletini ayağa kaldırmış Devşirmeler geri plana itilmişler. Türk Milletinin iktidarı gerçekleşmiştir.

Devşirmeler Atatürk'ün ölümüyle birlikte tekrar iktidara taşınmışlar sözde Atatürkçülük adına Atatürk'ün devrimleri aleyhinde olmuşlardır.

DEVŞİRMELER GİZLİ ERMENİLER İLE BİR AŞİRET OLGUSUYLA YAPILANMIŞLAR HÜMANİZM,SİYASİ ÜMMETÇİLİK,LİBERALİZM,Vd MASKELER TAKMIŞLARDIR.

Son dönemde Devşirme Gizli Ermeni ittifakı, Siyasi Kürtçü ve gizli Ermenilerden oluşan ittifak ile işbirliğine geçmiştir.

Devşirme güruhu iktidara geldi mi bırakmaz
“Hakkımız olsun olmasındevletin idaresi mutlaka bizim teşkilatımızın elinde kalacaktır." der.

Devşirmeler:
"İKTİDARIMIZI ELDE TUTABİLMEK İÇİN HİLE, FİTNE, YALAN, SUİKAST, İFTİRA, MASUM CANLARA KIYMA,DIŞ DEVLETLERLE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞIZ"

DEVŞİRME KANUNU HİÇBİR İNANCI BULUNMAYAN, TAM MANASIYLA KOZMOPOLİT, VAHŞİ, AHLAKSIZ, EGOİST, BİR SÜRÜNÜN TEŞEKKÜLÜNE SEBEP OLMUŞTUR.

DEVŞİRMELER ŞAHSİ HIRS VE ÇIKARLARI İÇİN HER TÜRLÜ ALÇAKLIĞA TEŞEBBÜS ETMEKTEN ÇEKİNMEYEN HER YALANI SÖYLEYEBİLEN KATİL HIRSIZ SÜRÜSÜDÜR.

DEVŞİRMELER ÖNCE YAHUDİ DÖNMELERİYLE BÜTÜNLEŞECEK,TÜM AZINLIKLARLA İŞBİRLİĞİ YAPACAK,AZINLIKLAR ARACILIĞI İLE AVRUPA İLE BAĞLANTI KURACAKTIR.

Yeniçerileri de sadece ücretli askerlerden oluşan bir ordu olarak görmek yerine, tüm kapıkulu sisteminin temeli olarak ele almak gerekir.

BİZANSLI ASİLLER,BİZANSLI DİN ADAMLARI YÖNETİCİ OLMUŞLARDIR OSMANLI DEVLETİNİN İLK PAŞALARI,VEZİRLERİ VE LALALARI BUNLAR ARASINDAN ÇIKMIŞTIR.

Osmanlı Devletinde Dönme ve devşirmeler bir “Kul” olmakla birlikte “Saray Aristokrasisi”ni oluşturan zümre olduğunu unutmamakta yarar vardır.

Osmanlı devletinde başta padişah ve ailesi olmak üzere merkezde yer alan üst kademeli kul yöneticiler ve ulema üst tabakayı oluşturmuşlardır.

Osmanlı toplumunda asaletin olmayışı, Yönetici zümreyi Batıdaki senyörlerin Krala bağlılığından çok daha fazla sultana bağlıyordu.

Türkler fakirlik ve yoksulluktan kıvranırken Devşirmeler büyük sarrafve tüccarlarla beraber Osmanlıların en zengin kesimini oluşturuyorlardı.

Devşirmelerin sahip olduğu zenginliğin yanında Ermeniler İran’ın desteğiyle tefecilik yapıyor Rumlar Rusya’nın desteğiyle ticaret yapıyordu.

Türkler dışındaki bütün kesimler ulaştıkları nüfuz ve zenginliği karşılıklı yardımlaşmalarla yüzyıllar boyu sürdürmüşlerdir.

BATILILAŞMA SÜRECİ MİLLİ DOKUSU SON DERECE ZAYIF DEVŞİRME VE DİĞER GAYRİMÜSLİM AZINLIKLARIN ÖNCÜLÜĞÜNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR.

OSMANLI SİSTEMİ TÜRK OLMAYANI MÜKAFATLANDIRIKIN TÜRK’Ü KENDİ DEVLETİNİN İDARESİNDEN DE, KENDİ ORDUSUNUN KOMUTANLIĞINDA GÖRMEK İSTEMİYORDU.

ENDERUN’DAN YETİŞENLERİN ÇOĞU GERÇEK ANLAMDA BİRER MÜSLÜMAN DA OLAMAMIŞ, ANCAK YÜKSELMEK İÇİN MUTAASSIP BİRER MÜSLÜMAN GİBİ GÖZÜKMÜŞLERDİR.

Halk arasında veli olarak bilinen vezir-i azam Rum Mahmut Paşa ilk dinini ve ait olduğu ırkı unutmamışHristiyanlara müsamahakar davranmıştır.

Devşirmelerin Türk’ten ve İslam’dan kopma, hatta Türk’e İslam’a düşman olmaları yoğunlaşarak devam etmiş Yönetimde söz sahibi olmuşlardır.



Dönmeler Devşirmeler Hıristiyanlar yapılanmışlar 16.asıra gelindiğinde devletin bütün kudreti sultanın kölelerinin eline geçmiştir.

Türk Milleti’ne karşı öylesine gaddar olan ve Türk Devleti adına da herhangi bir endişeleri bulunmayan devşirmeler yıkıcı olmuşlardır.

Devşirmeler iktidarlarını servet elde etmenin ve Avrupa'daki kendi şehirlerine servet aktarmanın bir vasıtası olarak kullanmışlardır.

DEVLET KADROLARINI RÜŞVET KARŞILIĞI SATMAK,DEVLETİN SIRLARINI RÜŞVET MUKABİLİ DÜŞMAN DEVLET TEMSİLCİLERİNE BİLDİRMEK,ARTIK ALELADE İŞLERDİR.

Bu gün yine Devşirmeler ekonomiye siyasete bir çok yere hakim durumdadr Sistem bunlar sayesinde tüm mekanizmaları kontrol altında tutmaktadır.

Sistem yine bunlar tarafından din iman maskesiyle yürüttükleri faaliyetlerle milyonlarca Türk genini Mankurtlaştırarak kontrolde tutmaktadır.

Türkiyeyi Lozan'dan Sevr'e oradan yok oluşa götürmek amacıyla çalışanglobal komplo sistemi kontrol edemediği Türk gençlerini imha etmektedir.

Osmanlı'nın yaptığını bütün Türk devletleri yapmışlar ve bu sebeple yıkılmışlardır.Göktürklerden bu yana bile 1300 yıldır eziliyoruz.

Büyük Önder bunun için Cumhuriyeti kurmuş Mesnedi Türk Varlığına ayandığını ifade ettiği Cumhuriyeti korumayı ilk görev olarak tayin etmiştir.

Bu sebeple Cumhuriyete ve Atatürk'e düşman olanlar gerçekte Türk milletine düşmandırlar CUMHURİYET DÜŞMANLARI TÜRK DÜŞMANLARIDIR.

Tekrar edelim önce Tarihimizi Türk gözüyle ve çok cok iyi bir şekilde öğrenerek Milli hafızamızı kazanmalı geleceğimizi daha iyi görmeliyiz.

Daha sonra Yüksek Türklük şuuruyla dolu olarak Atatürkçü Vatansever Türk çocuklarını yetiştirmeli Türkiyeyi onların yönetmesini sağlamalıyız.



Ortadoğu'da Unutulan Gutiler Sabarlar Mervaniler ve Beylikler Dönemi Reviewed by Türk Asya on Perşembe, Ekim 16, 2014 Rating: 5

2 yorum:

hüseyin keserci dedi ki...

Gutileride türk yaptınızya hadi bakalım...

hüseyin keserci dedi ki...

Gutileride türk yaptınız ya hadi bakalım...

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.