Türklerde Ölümün Algılanışı

"Cennetin Ruhları" Aleksej Leont'evic Ulturgaşev

Türklerde Ölümün Algılanışı 

Prof.Dr. Gülden Sağol Yüksekkaya

     Ölmek, insan hayatının en önemli gerçeklerinden biridir. Ölümü kavradığı andan itibaren bu kavram, insanoğlunun bütün varlığına egemen olmuş, bazen arzuya, genellikle de kaygıya dönüşmüştür. 

     Bu çok önemli olayın etrafında birtakım törenler yer almakta, dini ve/veya büyüyle ilgili işlemler yapılmakta, ayrıca ölümü uzaklaştırmak ya da y
önünü saptırmak için de bazı yöntemlere başvurulmaktadır: ölü evindeki yemek kaplarının boşaltılması, ölü yıkanırken ve cenaze geçerken uyuyan kimselerin uyandırılması, cenaze evden çıkınca ve kapı önünden tabut geçerken ardından su dökülmesi, ölüm olan mahalledeki su kaplarının boşaltılması, ölü yıkandıktan sonra su ısırılan kazanın ters çevrilmesi gibi (Örnek 1979: 3 7-39). Ayrıca ölümü de dahil ederek uğursuzluktan kaçınmak için bazı yollara başvurulur: Geceleyin evden ekşi hamur, tuz, sirke, süt, yoğurt, turşu, soğan, sarımsak, kara kazan vb. nesnelerin verilmemesi, makas ağzı açıksa kapatılması, bir baş soğanın dilimlenip kıbleye doğru atılması, köpek uluduğunda ayakkabnın ters çevrilmesi gibi. İsimler konusunda da ölümden kaçınmak için çarelere başvurulduğu görülmektedir: "Hayatta kalsın" anlamını taşıyan Durak, Durali, Duran, Durmuş, Dursun, Dursune, Yaşar, Dayandur, Ölmez, Turi, Turus, Turur, Turmis vd. ile doğan çocuğun uzun yaşaması için konulan Yüzyaşar, Binyaşar gibi isimler oldukça yaygındır. Çocuğu yaşamayan ailelerin doğan çocuklarını satarak hayatta kalmasını sağlamaya çalışmaları, böylece Satılmış, Satı veya satın alan kişinin soyunu gösteren ismin verilmesi ya da İtalmas gibi kötü isim konulması da ölümü uzaklaştırmak için başvurulan yollardandır.

     Ölümün uçmak olarak algılanmasını da bu grup içinde değerlendirmek gerekir. Bu algılamada ruh kuştur, ölmek ise uçmak, yani göğe yükselmektir. Bu, yaşamın gökte sürdüğüne olan inancın bir ifadesidir. Ölümün uçmak olarak algılanmasını da bu grup içinde değerlendirnek gerekir. Bu algilamada ruh kuştur, ölmek ise uçmak, yani göğe yükselmektir. Bu, yaşamın gökte sürdüğüne olan inancın bir ifadesidir.

      Uç'ın ölmek karşılığında kullanılması Orhun abidelerinden itibaren karşımıza çıkar ve İslami dönem metinlerinde de görülür. "Cennet" anlamındaki Soğutça uştmah > uçmak kelimesiyle "uçmak" anlamındaki uçmak arasında etimolojik bir ilişki bulunmamaktadır, ama halk arasındaki inançlar sebebiyle bu iki kelime birbirine karışmıştır. Ölülerin uçtuğuna dair inanç, kısmen eski bir inanç olmakla birlikte bu inanç İslamiyeti kabul etmelerinden sonra da Türkler arasında varlığını sürdürmüştür.


Hepsi : http://goo.gl/CwAhvv

Resim : "Cennetin Ruhları" Aleksej Leont'evic Ulturgaşev
http://goo.gl/5aXXT7

Türklerde Ölümün Algılanışı Reviewed by Türk Asya on Cuma, Eylül 19, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.