Anadolu'da Kürtleşmenin Başlangıçları ve Şahkulu Türkmen İsyanlari

Kürtlerin Ön Ata Uydurmalarına Yanıtlar
ve 
Yanlış Anlatılan (Sebepleri-Sonuçlarıyla)
Şahkulu İsyanları


Türk'ün Bozkurtu

Değerli Arkadaşlarım, Efsaneler, halkların muhayyile gücüyle yüzlerce yılda oluşan inançlardır. 


Türkçüler hata Türkler için bozkurt resmine herhangi bir hakaret veya fiili saldırı, ölümle sonuçlanabilecek olaylara yol açabilir.


Ruslarda ayı, İngilizlerde leopar, Fransızlarda horoz nasıl bir sembolse bir Türk için Bozkurt kutsal bir semboldür.

Tarihçilerin ortak fikri:

"Bir Millet kutsal kabul ettiği bir sembol için ölmeyi göze almışsa, o artık bir millettir"


Kurda saygı halâ Anadolu’da ve Orta Asya’da yaşatılan bir gelenektir. Ergenenokon efsanede geçen hayali bir yerdir; kutsallarımız arasındadır.

Halbuki Kürtlerin uğrunda ölümü göze alabilecekleri tarihi bir sembolleri yoktur. Çünkü Kürtlerin geçmişine ait gerçek olan bir şey yoktur!

Türklerin binlerce yıllık tarihinin her safhasıyla ilgili on binlerce yüzbinlerce eser buluntu var. Kürtlere ait bir kırık ok ucu bile yok!











Uydurulan İçi Boş Kürt Tarihi

Değerli Arkadaşlarım Kürt Ön ata uydurucuları Türk tarihi üzerinden kendilerine tarih yaratma peşindeler.

Ön Ata Uydurmaları - Asurlular

Kürtler köklerini önce Asurlara dayandırıyordu 19. Yüzyıl boyunca Asur Teması işlendi. Halbuki Asurlular Akad'lar Sami ırkındandır.

Kürt ön ata uydurucuları Sümerler Gutiler üzerinde yoğunlaştılar onların Türk oldukları yabancı uzmanlar tarafından belgelendi.

Kürt ön ata arayıcılar milat öncesi yaşamış halklarda aramakta; ama iddialarını arkeoloji ve filolojiyle pekiştirecek bir delil bulamamaktadır.

Kürt ön ata uydurucuları yalan söylüyor
“bu topraklar tarihen bize aitti; sizler gelip topraklarımızı işgal ettiniz" diyorlar.

Kürtler:
"10 bin kişilik bir orduyla gelip Alparslan’ın safında yer almasalardı, siz Anadolu’ya giremezdiniz;"
diye bir başka yalanı söylüyor.

Bir Başka yalanda
 "Biz de bu toprakların düşman istilasından kurtulması için sizin yanınızda savaştık; şehitler verdik"yalanıdır.

Hadi oradan!!!

Bütün bu yalanlar birikmekte birikmektedir. Hayali iddialarla başlayan bu söylentiler gençlerin kafalarında “haklılık” fikrini doğurmaktadır.

Kürt gençleri, Sözde tarihçi siyasî Kürtçülerin militan zihniyetle ve reaksiyoner üslupla yazdıkları kitaplara amentü gibi inanıyorlar.

Kürt gençleri gerçek anlamda tarih kitapları okumadığı için, kendi yazarlarının yazdıklarının doğruluğuna adeta iman etmiş gibi davranıyor.

Bilinmeyenler ve Türkçe'den Türetilenler

Türkçe’deki her boy, oymak ve obanın isimlerinin bir anlamı vardır.Bu gün Kürtleşmiş Türkmen boyları bellidir ve hepsinin anlamı vardır.

Bu gün bir Kürd'e“İzol”veya“İzolu”kelimesinin ne anlama geldiğini sorun “bir Kürt aşiretinin adı” der. Anlamını bilemez. Bunlar toplum bile olamaz.

Türkçe’deki her boy, oymak ve obanın isimlerinin anlamı varken kürtçede hiç bir aşiretin ne anlama geldiği yoktur çünkü aslı esası yalandır.

Bütün Ön Ata Yalanlarını Tükettiler

Kürt ön ata uydurucuları 20 civarında kavimden sonra son olarak Med'lerde karar kıldılar. Medler Türk'tür. Turani kavimdir.

200 yıldır bir ön ata seçiyorlar Kürt olmadığı kanıtlanıyor kanıtlandıkça başka bir kavimi ön ata ilan ediyorlar tam bir sahtecilik !

Lehçeden dil dilden Millet oluştururken Türkleri Kürtleştirerek nüfus meydana getirdiler şimdi tarih dil ve kültür peşindeler.

Kürdlerin ata sayısını 20’ye çıkarıp bilâhare biraz tenzilatla on dört ataya düşürdükten sonra Medlerde karar kılmışlardır.

Medlerin tarih sahnesinden çekilmesi M.Ö. VI. Yüzyıl ortalarında vukû bulmuştur., Mada adında bir etnik grup mevcut değildir.

Kürtlerin 2500 yıl önce kaybolmuş bir kavmin torunları olduğunu iddia etmesi komediden başka bir şey değildir.

Tarih Sahnesinde Hiçbir Ülke Kürtlere Ait Bir Eşya Bulamıyor

Kürt tarih tezlerini inceleyen yabancı uzmanlar “bir halı veya kilimin, bir çanak çömlek bir ok ucunun bile bulunamamasını” tenkit etmektedirler.

Haydi Türkler Araplar Farslar Kürtlerin buluntularını gizliyor Amerikalılar, İngilizler, Ruslar da mı Kürtlere ait bir kaşık bile bulamıyor ?

Batılı ülkeler Kürtlere kucak dolusu para dökerken yabancı müzelerde kürtlere ait kırık fincan dahi sergilemeyelim diye söz birliğimi ettiler ?

1400'lerde bile bir iki köy kadar Türklere ait bir alt kültür iken Yavuz ile başlayan Türkmen'lerin katledilmesi ile Kürtleşme başlamıştır.

Ancak bilimsel bir tek Kürtçe bir kelime bulamadıkları gibi Kürt tarihine ait bir kırık ok bir çanak bir çömlek bile bulamamışlardır.

Ergenekon’dan Çıkış –Yeni Gün Bayramının Çakması Nevruz

PKK TARAFINDAN GÜNDEME GETİRİLEN 21 NEVRUZ KUTLAMALARININ KÖKÜ DE ASYATİKTİR. TÜRKLERİN BİNLERCE YILLIK GELENEKLERİNİN BİR KOPYASIDIR.

KULLANDIKLARI SARI KIRMIZI YEŞİL RENKLERİ BİLE TÜRK RENKLERİDİR TÜRK BAYRAKLARININ RENKLERİDİR (PROF.DR REŞAT GENÇ) TÜRKELİ'DE YAYINLADIK.

KÜRTLERE AİT NE BİR ESER NE BİR MOTİF NE BİR HALI NE BİR HEYBE NE BİR YÖRÜK ÇUVALI NE BİR CAMİ NE BİR ÇİNİ NE BİR ÜZENGİ HİÇ BİR ŞEY YOKTUR.

Bölünmeye Giden Yolda Sahte Kürt Geçmiş Propagandası

Siyasi Kürtçüler çıksınlar desinler ki bu topraklarda veya başka topraklarda Kürtlere ait bir tek çivi vardır diyebilsinler. DİYEMEZLER !!!

TARİHTE, HİÇBİR ZAMAN KÜRT ADIYLA NE BİR KAVİM, NE DE KÜRDİSTAN DENİLEN BİR TOPRAK PARÇASINA RASLANILMIŞTIR.

GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE KÜRTÇÜLÜK MESELESİ TAMAMEN DŞARDAN KAYNAKLANAN VE DESTEKLENEN, TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMESİNİ HEDEF ALAN SİYASİ BİR HAREKETTİR.

PKK’NIN VE SİYASİ KÜRTÇÜLERİN KÜRTLERE AİT TÜM İDDİALARI HEM DE TAMAMI BİR HAM HAYALDEN VE ÜTOPYADAN İBARETTİR.

Türkiye'de Türk'e karşı etnik ırkçılık yapılmaktadır. Devletin kurucusu Türk Milleti etnik unsur bölücülüğüne indirilmektedir.

Kürtlerin Anadolu'nun yerleşik kavmi olduğu söylenmektedr. Halbuki 1400'lerden önce Anadolu'da Kürt yoktur1400'de bir köy kadar bile değildir.

Beylikler Dönemi

Daha önce de anlattık ancak Beyliklerimizi kısaca tekrar anlatalım ve hafızalara nakşedelim.

Sivas, Tokat, Niksar, Çorum, Amasya, Kastamonu, Malatya, Elbistan ve Kayseri’de 1071-1178 arasında hüküm süren Dânişmendliler; Türktü.

Bitlis ve Erzen’de 1084-1393, Dilmaçoğulları; Ahlat, Erciş, Van, Tatvan, Adilcevaz, Silvan ve Muş’ta 1110-1207 arasında Ahlatşahlar Türktü.

Harput, Palu, Çemişkezek ve Arapkir’de 1085-1113 arasında Çubukoğulları; Diyarbakır ve çevresinde 1098-1183 arasında Yınaloğulları; TÜRK'TÜ.

Diyarbakır, Mardin, Hasankeyf, Silvan ve Harput’ta 12.-15. yüzyıllar arasında hüküm süren Artukoğulları; parası pulu ve eserleriyle TÜRKTÜ.

1365-1469 arasında Doğu ve Güney-Doğu Anadolu ile birlikte Güney Kafkasya, İran ve Irak’a da hâkim olan Karakoyunlular; TÜRK DEVLETİYDİ

1469-1508 arasında aynı bölgelere hâkim olan Akkoyunlular Türk beylik ve devletleri idi.

Safevi devletini kuranlarda Anadolu'dan giden Türklerdi.



1075’te İznik’te kurulup bilahare Konya’yı merkez edinen, Haçlı ordularıyla ölüm kalım savaşları yapan, Anadolu Selçukluları da Türk idi.

13. yüzyıl ortalarından 15. yüzyılın ikinci yarısına dek süren Beylikler döneminde Karaman ve civarında Karamanoğulları, TÜRK BEYLİĞİYDİ.

Kütahya ve civarında Germiyanoğulları, Kastamonu ve civarında Candaroğulları,Söğüt,Bilecik,Bursa ve civarında Osmanoğulları, TÜRK BEYLİĞİYDİ.

Balıkesir ve civarında Karesioğulları, Manisa ve civarında Saruhanoğulları, İzmir, Aydın ve civarında Aydınoğulları, TÜRK BEYLİKLERİYDİ.

Bahsettiğim beylik, devlet vd hiçbir bilim adamı, hiçbir tarihçi Türklükten başka bir milliyet izafe etmemiştir.

Horasan ve Azerbaycan üzerinden Anadolu’ya geldiğimizde sadece Bizans Devleti vardı. Bu toprakları bir etnik gruptan değil Bizans’tan aldık.

Biraz önce sayılan bölgeler, beldeler ve bütün toprak parçaları kanla ve kılıçla alınmıştır; Bu topraklar böyle vatan olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, yüzlerce yıldan beri bu toprakların gerçek sahibi Türk milleti tarafından doğru ve haklı olarak Türk adıyla kurulmuştur.

Türk Tarih Kurumu Arşivleri

Türk Tarih kurumu, Yavuz ve Kanuni dönemlerinde tutulan Tapu Tahrir Defterlerine dayanarak Türkiye’nin bir aşiret haritasını çıkarmaktadır.

16. Yüzyıldan bugüne, Türkiye’de yaklaşık 20 bin aşiretin defterlerdeki varlıkları bilgisayara aktarılmaktadır.

BUGÜNE KADAR 373.585 HANEDEN OLUŞAN 11.769 AŞİRETLE İLGİLİ BİLGİLERİN KAYIT EDİLDİKLERİNİ DE BİLMEKTEYİZ.

11.769 aşiret arasında adında “Kürt” sözcüğü ile ilgili 92 aşiret tespit edilmiştir burada Kürt adı da,etnik bir grup olarak geçmemektedir.

Mesela bu 92 aşiretten Kürt Mehmedlü Cemaatı’nın Danişmendli Türklerine de bağlı Türkler olduğu Bilim adamlarımızın ortak görüşüdür.

KÜRT SÖZÜ GEÇEN AŞİRET SAYISI BİNDE 3 OLUP BUNLARIN DA ASLI TÜRKTÜR 1400'LERDEN ÖNCE ANADOLU'DA KÜRT YOKTUR BUNA RAĞMEN AYMAZLIK SÜRMEKTEDİR.

1980'lerde ABD Yeşil Kuşak Projesi kapsamında yeni bir çalışma başlatılmış Milliyetçi dergilerde bile Kürtlerin propagandası yapılmıştır.

Mesela Türk Kültürü dergisinde bile “Kürtlerin Anadolu da Yaşayan Türkler” olduğu propagandası yapılmıştır Halbuki 1400'den önce Kürt yoktur.

Kırdaşça Kırmanca Zazaca konuşanlar birbirini Türkçe aracılığıyla anlaşır. Osmanlı defterlerinde soyları Türk boyları olarak gösterilmektedir.

MADEM ANADOLU'DA KÜRTLER VARDI OSMANLI BİLE BİR KAÇ EVLEK İNSANDAN BİR BEYLİK KURMUŞKEN KÜRTLER NEDEN BİR BEYLİK BİLE KURMADILAR ?

Arkadaşlar tarihte Selçuklu gibi devletlerin yıkılışında birçok beylikler hatta devletler bile kurulmuştur KÜRTLER NEDEN KURMADILAR.

Selçuklu devleti yıkılırken Beylik kurmadılarsa iki cevabı var:
1-KÜRTLER BURADA DEĞİLDİ
2- KÜRTLER VARDI ANCAK BİR İKİ KÖY BİLE DEĞİLDİ

ARKADAŞLAR HEP BERABER EL ELE VEREREK YALANLARI BİTİRMELİYİZ "TARİH" "DİL" BUNLAR VATAN TOPRAKLARI KADAR ÖNEMLİDİR.

Siyasi Kürtçüler ön ata uyduruyor uyduruyor yalan söylüyor kimse cevap vermiyor vermeyince insanlarımız bunları doğru söylüyor sanıyorlar.

Türk milleti üzerinden Türkler Kürtleştirilerek Türk Kültürü Türk'e ait ne varsa hepsi devşirilerek bir millet oluşturulmasına müsaade edemeyiz.

"Kürt adı altındaki topluluklara kimlik kazandırmak için milli bir tarih" uydurulmaya çalışılmaktadır Müsaade edemeyiz.

TARİH, ARKEOLOJİ, ANTROPOLOJİ, COĞRAFYA, ETNOGRAFYA, FİLOLOJİ, GİBİ SOSYAL BİLİMLER "KÜRT TARİHİ" İLE İLGİLİ BİR BİLGİYE İŞARET ETMEMEKTEDİR.

TÜRK YURDUNUN İÇERİSİNDEN YENİ BİR DEVLET VEYA TÜRK MİLLETİNE ORTAK ULUS MEYDANA GETİRİLMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ.

BU ÜLKE TÜRK YURDUDUR TÜRK CUMHURİYETİDİR ATATÜRK'ÜN ÜLKESİDİR ÖYLE DE KALACAKTIR BEĞENMEYENİN GİDECEK İKİNCİ BİR ÜLKESİ BULUNMAKTADIR.

BİZ TÜRK'ÜZ BU TOPRAKLARDA DOĞDUK BU TOPRAK İÇİN ÖLECEĞİZ SON M2 TOPRAĞIMIZI DAHİ KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR SAVUNACAĞIZ VATAN BURASIDIR.

Sorun ihanettir Türkiyede hepimiz birinci sınıf vatandaşız Türkiye Cumhuriyeti içerisinden bir devlet çıkarılmasına müsaade etmeyeceğiz.

Hem Türkleri öldürtecekler hem Türkiyenin üzerine örtü gibi yerleşerek bütün gayrimenkulleri alacaklar sonrada hak isteyecekler YOK ÖYLE!!!

SÜREÇ SAÇMALIĞI İLE TÜRK KİMLİĞİNİ ALT KİMLİĞE İNDİREREK CUMHURİYETE KÜRTLERİ ORTAK ETMEK İSTİYORLAR. O SÜRECİ BAŞLARINA GEÇİRİRİZ.

TÜRK MİLLETİ BU TOPRAKLARDA BİNLERCE YILDIR VAR SELÇUKLUYU DA OSMANLIYI DA CUMHURİYETİ DE BİZ KURDUK ÖLÜRÜZ ANCAK HAKLARIMIZI PAYLAŞMAYIZ.


Osmanlı Safevi Mücadele Döneminden Kalma Yanlışlar

Kürtlerin 1400 lü yıllardan sonra Türkmen Osmanlı safevi üçgenindeki durumunu ele alarak devam ediyoruz.

Osmanlı Devletinin sınırlarının doğusunda kurulup gelişen Safevi Devleti, tam anlamı ile bir Türk devletiydi.


Safevi Devleti’nin başlıca kurucuları da Osmanlı ülkesinden koparak doğuya göçen Türklerdi.

Osmanlı'da devşirmelerin baskısı ve hırsızlıkları altında ezilen Türkler, bu baskı ve zulüm düzenine karşı Safevi Devleti’ni kurdular.

Türkler Orta Asya’dan getirdikleri inanç ve törenlerine göre yaşamak için Iran topraklarına geçerek Safevi Devletini kurmuşlardı.

FARUK SÜMER: Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü. AKDTYK, TTK Yay., Ankara, 1992

Safevi Devleti, Anadolu’da geride kalan Türkler için ise bur umut ışığı olmakla gecikmeyecekti.



Bu durum, eninde sonunda Osmanlının Anadolu’daki egemenliğinin ortadan kalkmasını gerektireceği de apaçıktı.

Osmanlı Devletinin Batıda ve Anadolu’da Hıristiyanlara ve Yahudilere gerçek hoşgörü göstermiş egemenlerini yönetici kadrolar içine almıştı.

Hristiyan ve Yahudilerle bütünleşen Osmanlı Devletinin, Anadolu Türk halkına karşı bu hoşgörüden eser göstermemiş olması önemli bir konudur.

Osmanlı Devletinin iktidar ve yönetim kadrolarının çeşitli etnik çevrelerinin egemenlerinin bir koalisyonu niteliğinde olduğunu görüyoruz!

Ahmet Cevdet Paşa’nın deyişiyle, “Osmanlı Devleti... hakikate bakılırsa Türk, Rum ve diğer kavimlerden karmakarışık büyük bir devlet olmuştu.

AHMET CEVDET PAŞA: Tarih-i Cevdet. Sabah Gazetesi Yay., Istanbul, C.I, 1972, s. 64.

Devletin Hıristiyan ve Yahudi olmayan unsurlarına karşı uygulamaya koyduğu ilke ise “elh-i sünnet vel-cemaat” idi.

Oysa, Anadolu Türk halkı, Islamiyeti çok daha değişik bir biçimde algılamış Orta Asya'dan getirdiği inanış ve yaşama biçimiyle yorumlaşmıştı.

Türkler, islam öncesi geleneklerini Islami bir renge bürümüşlerdi Bu,bir anlamda, Türklerin kendi öz kültürlerini sürdürüp yaşatmalarıydı.

Gttikçe Türk halkına yabancılaşan Osmanlı Devleti karşısnda Anadolu Türkleri kendilerinin egemen oldukları bir devlete kavuşmuş oluyorlardı.

Safeviler’in İran’ı Türk unsurunun daha önceki devirlere nazaran en fazla kesafet peyda ettiği bir ülke haline gelmiş bulunuyordu.

Prof. Dr. Faruk Sümer, Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, Güven Matbaası, Ankara, 1976, s.3.

Bunun sebebi, Safevi devletinin kuruluşu ile ilgili olarak Türkiye’den vuku bulan kümeler halindeki devamlı göçlerdir.

Faruk Sümer - Azerbaycan’ın Türkleşmesi tarihi Belleten (1957) sayı 83, s. 429 Anadolu’da Moğollar, Selçuklu araştır Dergisi, I, s. 95-110

Anadolu’dan İran’a XIV. Yüzyıldan beri, siyasi faaliyetlerle ilgili olarak, göç hareketleri yapılmakta idi.(F.Sümer Oğuzlar1972, s.145 –154)

Safevi sarayında Çukurova Türkleri’nin varsağıları dinlenir iken Fuzuli ve Ali Şir Nevai gibi Türk üstadların divanları okunuyordu.

Türkçe sarayın resmi dili olarak orada da Şah Abbas ve halefleri zamanında hakimiyetini koruduğu gibi, Türkçe şiirler yazan şairler yetişti.

Osmanlı Devleti, doğu sınırlarındaki Safevi Devleti tehlikesine son vermek isteğinde, Türk etkinliğini yok etme gereğini duyacaktır.

Osmanlı uyguladığı katliamlarda Anadolu’da binlerce Türk topluca ve işkence ile öldürülürken buna kılıf olarak iftira ve ithamlar geliyordu.

Anadolu'daki Türk katliamları yapılırken Anadolu Türk halkına Tanrı tanımazlık cinsel ahlaksızlık iftiraları yapılacaktı. Bu affedilemezdi.

Osmanlı Devşirme tarihçilerinin uydurduğu iftiralar Türkleri öylesine yaralamıştır ki bu iftiralar katliamlardan daha fazla acı bırakmıştır.

Üzüntüler şöyle bildirilmektedir:

“Biz Türkler bütün Asya’ya, sonra Avrupa’ya, Afrika’ya uzun seneler, zamanlar hakim olduk. "


“Biz Türkler Çeşitli milletleri idaremiz altında tuttuk.Kendileri ile savaştığımız bumilletlerin bize rahmet okuyacakları belirli bir şeydir.”


"Fakat bütün o milletlerin içinde bizim topluluk halinde fuhuş yaptığımızı iddia eden tek kişi dahi çıkmamıştır. İftirayı Osmanlı yapmıştır”

C. BARDAKÇI: Milli, Tarihi...; s.105.
 Bu serzeniş bu küsüş Türklerin Anadolu’yu tek ederek geldikleri topraklarda devlet kurmasının sebebidir.

Osmanlı tarihleri, bu nedenlerle Anadolu’da öldürülen Türklerin sayısının 40.000 dolayında olduğunu belirtirler.

Prof.Dr.Tankut’un deyişiyle,
“Sıra sıra cellatlar, sürü sürü Türkmen doğramaya başladı.”
Fatih bu işe Otlukbeli’nden (1473) başlamıştı.

Osmanlı da Türkmen aleytarlığı kızıştıkça kızıştı. Osmanlı Cihat merkezini Tuna boyundan, Toroslar’a ve Dicle boylarına naklettiler.

Murat Paşanın kuyuda binlercesini bunaltarak öldürdüğü insanlar bunlardı.

 (Hasan.Reşit TANKUT: 1931 Köylerimiz Nasıldı s.27)

Tartışmaya açık olmayan gerçek, Anadolu Türklerinin Osmanlı Devleti yerine Türk Safevi Devletinin çatısı altında yaşamak istemiştir.

Yavuz Sultan Selim’in Anadolu’da Türk halkına karşı izlediği kanlı siyasada Kürtler ile işbirliği yapmış olması Kürtleşmeye sebep olmuştur.

Önce, Anadoluya yeni göçmüş yer tutmaya çalışan Kürtlerin Yavuz Sultan Selim’e gönderdikleri ariza’nın sadeleştirilmiş metnini okuyalım.

Kürtlerin Yavuz'a gönderdikleri mektupta
"Can ü gönülden islam Sultanına(Yavuz Sultan Selim’e)biat eyledik Ilhâdları (tanrıtanımazlıkları) zâhir olan Türkmenlerden arındık"

"Kızılbaşların neşrettiği dalelet ve bid’atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve Şafi’i mezhebini icra eyledik"

"Islam sultanının namı ile şeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini ya da başladık. Cihada gayret gösterdik"

"Duyduk ki , Padişah, Zülkadriye Eyaletine gitmiş; bunun üzerine biz de Mevlana idris-i Bitlisi’yi makamınızı gönderdik"

"Hepimizin arzusu şudur ki; Bu muhlis kullara yardım edesiniz. Bizi Kızılbaşlara karşı koruyunuz"

"Sadece Islam Sultanına muhabbet üzere olduğumuz için Türkmen mülhidleri (Tanrı tanımazlar), bizim evlerimizi yıkmışlar dır"

"Bizim gibi size inananları Türkmen zalimlerinin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz" 

"Ancak ümitvarız ki, Padişah’tan yardım olursa, Arap ve Acem Irak’ı ile Azerbaycan’dan o zalimlerin eli kesilir" diyorlar.

Anadolu'ya henüz yerleşmeye başlamış bir avuç sayıdaki Kürt Türkmenlere karşı Yavuz ile işbirliği yapmanın yollarını arıyordu.

A. AKGÜNDÜZ: Kanunnâmeler; C.III,s. 205; s. 206’da asıl metin. Idris-i Bitlisi’nin Yavuz Sultan Selim’e aynı konuda mektubu, s. 208.

Idris-i Bitlisi bu mektubunda

“BİLÂD-I EKRÂDIN(KÜRT BELDELERİNİN) OSMANLI DEVLETİNE İLTİHAKI ISTANBUL’UN FETHİNİ TAMAMLAYACAKTIR" diyordu.
Idris-i Bitlisi’nin kaleme aldığı ve “Kanun-ı Şehinşâhi” adlı siyasetnamesi HAMMER: C.II, s. 444-445-450.

Yavuz Sultan Selim Anadolu Türklerinin üzerine yürüdüğünde Osmanlı ordusunun askerleri arasında Kürtler de yer almış bulunuyorlardı.

Kürtlerin Anadolu’da Alevi Türklere karşı Osmanlı ile birlik içinde bulunması, bu tarihlerden başlayarak önemli sonuçlar doğuracaktır.

Bu sonuçların başında, çaresiz kalan bazı Türkler’in kendilerini Kürtmüş gibi göstererek Yavuz’un elinden kurtarmak istemeleri gelir.

Yavuz'dan kurtulmak için Türkçe yerine Kürtçe konuşmaya başlayan ve inançlarını böylece sürdürebilen bu Türklere Kürtmüş gibi bakılacaktır.

Şah İsmailin yenilmesi Safevi devlitinin 'de Anadolu'dan gelen Türkmenlere yüzünü çevirmesi ile Türkmenler hızla Kürtleşecektir.

Kürtler de Türkmenlerin Kürtleşmesinden büyük gelirler ve çıkarlar elde edecek böylece çok küçük bir Kürt topluluğu bir anda çoğalıverecektir.

Kürtler tarih boyunca Osmanlı devletinin en imtiyazlı tabakalarından birisini oluşturmuşlardır Yakınmaları yalandır.

Bugün Kürtleri ezilen bir topluluk olarak göstermeye kalkışmaları, Osmanlı dönemi söz konusu olduğunda, tarihsel gerçeklere ters düşmektedir.


Şahkulu İsyanları

Mesela Şahkulu’nun çevresinde toplananlar dirlikleri ellerinden alınan sipahiler ve Teke yöresinin yoksul köylülerinden oluşuyordu.

Fatih, Anadolu’yu Osmanlı ülkesine katmıştı. Fakat halk refah ve saadet nimetinden mahrumdu. Yüce dağlar ortasında sığınacak yer arıyordu.

AHMET REFIK: On Altıncı Asırda Rafızilik ve Bektaşilik; Istanbul, 1932, s.7.

Bu sebeple köyler bile dağların kovuklarına kuruluyordu.
Şahkulu’nun amacı, Anadolu’da osmanlı siyasal iktiradına son vermek Türkleri ağır vergiden ve devşirmelerden kurtarmaktı.

Şahkulu bu nedenle de yandaşlarına ulaklar gönderirken 
“BUNDAN SONRA DEVLET VE SALTANAT BİZİMDİR" diyordu.
FARUK SÜMER: Safevi..; s. 32. ) ÇAĞATAY ULUÇAY: Yavuz Sultan selim Nasıl Padişah Oldu?; IÜEd. FT Der., C.V, sayı 9, Mart 1954, s. 55.

Şahkulu İsyanı dikkatle organize edilmiş bir Türkmen hareketidir Şahkulu kendine bir vezir atamış ve sancakbeyi dahi görevlendirmişti.

Tarihlerde Karabıyıkoğlu, Şeyhoğlu ve Şeytan Kulu adları ile de anılan Şahkulu, Hasan Halife’nin oğluydu ve Kortuteli’nin Yalınlı köyündendi.

Şahkulu’nun Teke yada Teke ili olarak adlandırılan Antalya yöresinde bulunan Yörüklerle birlikte hareket etmesi özel bir önem taşımaktadır.

Antalya Korkuteli ve çevresindeki Yörükler yani Tekelüler, Safevi Devletinin kuruluşunda önemli bir rol üstlenmişlerdir.

Başka bir deyişle, Antalya yöresinde yaşayan Yörüklerin bir bölümü yeniden İran bölgesine göçmüş ancak bir bölümü de bu bölgede kalmıştı.

SELAHITTIN TANSEL; Yeni Vezikalar Karşısında ikinci Beyazıt Hakkında Mütalaalar; Bell., C. XXVII, sayı 106, s. 228.

Kemalpaşa-zade’de,Yörüklerden Türkmenlerden bahsederken 
"Ömründe ve diyarında kendüne kimse âdem dimeyen" nitelendirmesi yapmaktadır.

Hoca Saadettin Efendi ise, Şahkulunun çevresindeki Türklere 
“Anadolu Türklerinden birkaç ayağı çarıklı sarikler ( hırsızlar)" 
diyordu.

Osmanlı Devletine başkaldıranlar, işte bu Türklere ait devlet kurmak isteyenlerdir Bunlar kimsenin adam yerine koymadığı yoksul insanlardır.

Bu yoksul Türklerin Osmanlı güçleri karşısındaki başarılarının İstanbul’da duyulmasıyla Osmanlı devleti bütün güçlerini Anadolu’ya çevirir.

Amasya Sancak BeyiŞehzâde Ahmet,Niğde Sancak Beyi SultanMehmet ve Anadolu Beylerbeyi Kargöz Ahmet Paşa, Şahkulu'ye yenmekle görevlendirilir.

ŞAHKULU, KARAGÖZ AHMET PAŞANIN ADAMI NOKTA KOMUTASINDAKİ OSMANLI GÜÇLERİNİ BURDUR YÖRESİNDE BÜYÜK BİR YENİLGİYE UĞRATTI BURDUR ‘U ELE GEÇİRDİ.

Bu savaşta Türklerin kadınlar çocuklar ile yaya olduğunu,Türklerin ayakkabısı olmadığı için ayaklarına çaput bağladıklarını görüyoruz.

Burdur’da Osmanlıyı yenen Türklerin ellerinde köylerde kullanılan alet edavatlar vardır. Osmanlı askerlerinden ele geçirdikleri atlara binerler.

ŞAHKULU, BU BAŞARIDAN SONRA SULTAN KORKUT ÜZERİNE YÖNELDİ VE KORKUT’UN KOMUTANI HASAN AĞAYI ALAŞEHİR OVASINDA YENDİ.

BU SIRADA İŞİN GİTTİKÇE TEHLİKELİ BİR NİTELİK OLMASI KARŞISINDA SADRAZAM ALİ PAŞA, ŞAHKULU ÜZERİNE HAREKET ETMİŞ BULUNUYORDU.

ŞAHKULU KARAMAN BEYLERBEYİ HAYAR BEYİ BU NOKTADA YENEREK BEYŞEHİR ÖNÜNE ULAŞDI, ORADAN SİVAS’A DOĞRU ÇEKİLDİ.

ALİ PAŞA, İKİ HAFTALIK BİR İZLEMEDEN SONRA SİVAS YAKINLARINDAKİ GEDİK-HANI YÖRESİNDE ŞAHKULU’NA YETİŞTİ.

SELÇUKLULAR DÖNEMİNDE OLDUĞU GİBİ, ŞAHKULU’NUN YANINDA YER ALAN TÜRKLER YİNE KADINLARI VE ÇOCUKLARI İLE BİRLİKTEYDİLER.

OSMANLI ORDUSU İLE YAPILAN BU SON SAVAŞA KADIN ÇOCUK HEP BİRLİKTE GİRDİLER.

TÜRKLERLE OSMANLI ORDUSU ARASINDA BÜYÜK BİR SAVAŞ OLDU SADRAZAM ÖLDÜ ALİ PAŞA’NIN SAVAŞ ALANINDA ÖLDÜRÜLEN İLK SADRAZAMDIR.

BU SAVAŞTA OSMANLI ORDUSU YİNE BOZULDU, ANCAK ŞAHKULU DA ÖLDÜRÜLDÜ. BUNUN ÜZERİNE ÇEVRESİNDEKİLER DAĞILDILAR, SAFEVİ DEVLETİNE GÖÇ ETTİLER.

Şahkulu ayaklanması böylece bastırılmış oluyordu. Ancak ayaklanmaya yol açan nedenler yani devşirmelerin hırsızlıkları orta yerde durmaktaydı.

“Türkler Asli Sahibi” oldukları kendi kurdukları devlette köye bile olamamış yönetimden pay istemekte ezilmeye karşı çıkmaktadır.

Osmanlı devleti ise Hıristiyan unsurlara verdiği imkanların hiç birisini Türklere vermemekte sadece cezalandırmaktadır.
İsyanların sebebi Osmanlıda Türklere karşı olan tutumdur. Dışlanma, ezilme, horlanma ve ekonomik sömürü, bu sonucu doğurmuş bulunuyor.

Kalender Çelebi ayaklanmasında Pargalı İbrahim Paşanın
 “Bir bölük çırılçıplak Insana neden yenildiklerini sormuş olması” meselenin özüdür.

Pargalı Paşa'nın "Çıplak" dediği insanlar ancak Osmanlı ordusunu yenip ağırlıklarını ele geçirince üstlerine bir şeyler giyebilmişlerdir.

Sadrazam İbrahim Paşa tarafından Türkmenlere geçim kaynakları sağlanacağı yolsuzlukların önleneceği sözü verilince Türkler savaşı bırakmıştır.

Anadolu'daki isyanları incelediğimizde Türklerin Osmanlıya karşı isyan etmesinin asıl sebebinin açlık sınırına dayanmış olmalarıdır.

Bu yaşanan acılar Güneydoğuda Kürtleşmenin başlamasının yegane sebebi olmuştur. Türklerin çocuklarına kol kanat olmak için çare arayışıdır.

Kaynaklar

FARUK SÜMER: Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü. AKDTYK, TTK Yay., Ankara, 1992
AHMET CEVDET PAŞA: Tarih-i Cevdet. Sabah Gazetesi Yay., Istanbul, C.I, 1972, s. 64.

Prof. Dr. Faruk Sümer, Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, Güven Matbaası, Ankara, 1976, s.3.

F. Sümer Oğuzlar1972, s.145 –154
Hasan.Reşit TANKUT: 1931 Köylerimiz Nasıldı s.27

FARUK SÜMER: Safevi..; s. 32. ) ÇAĞATAY ULUÇAY: Yavuz S selim Nasıl Padiyah Oldu?; IÜEd. FT Der., C.V, sayı 9, Mart 1954, s. 55.

Prof. Dr. Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji,
MUSTAFA AKDAĞ: ; DTCF Der. C.XIII, sayı 1-2, Mart Haziran 1955, s. 35

Prof.Dr. MUSTAFA AKDAĞ: Türkiye’nin Iktisadi...; C. II, s. 127-130. “Devletin Imparatorlukçu Gidişatı Içinde Türk Halkı”

SELAHITTIN TANSEL; Yeni Vezikalar Karşısında ikinci Beyazıt Hakkında Mütalaalar; Bell., C. XXVII, sayı 106, s. 228.

Sözde Kürt tarihçileri Kürt Tarihçisi değil
"Sözde Kürt tarihçiliği hüviyetine bürünmüş Ön Ata yalancıları ve kendi toplumunu aldatmak için hayal satanlar"diyelim.

Anadolu'da Kürtleşmenin Başlangıçları ve Şahkulu Türkmen İsyanlari Reviewed by Türk Asya on Pazartesi, Ağustos 25, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.