İzmir’in İşgali ve Türklerin Katliamı

İddia

 "Atatürk 30 Nisan'dan 6 Mayıs 1919'a kadar 5 gün içinde Avrupa’yı ikna etmiş İtilaf Devletleri toplanmış. İzmir'e çıkma kararı alıvermiş."
“Yunanlıların aslında İzmir'e çıkma gibi bir niyeti bile yokmuş. Atatürk onların aklını çelivermiş" 

BİR YALAN ANCAK BU KADAR KUYRUKLU OLUR

Halbuki Kasım 1918'den beri Ege’de açık ya da kapalı biçimde Yunan – İtalyan yarışması yaşanıyordu Yunanistan İzmire çıkmak için çabalıyordu.

Yüzlerce delegeden, danışmandan, uzmandan, görevliden oluşan barış Konferansında konu gündemin baş maddesi olduğu halde İtalya engelliyordu.

Atatürk Yunanlılarla anlaşıverdi onlarda İzmir'e çıktı gibi garip iddiada bulunanlar, arzın merkezine kadar gidecek bir cehalet çukurundalar.

Yunanlılar senaryo gereği bir savaşa neden girsinler savaşa girenlerin tamamının siyasi hayatı bitti çoğu asıldı ve hapis yattı neden?

K.Mısırlıoğlu'nun bu yalanlarını (S.Mücahitler, s.49) A Dilipak (CG Yol, s. 131) adlı kitabında devam ettiriyor Türk gençleri zehirleniyor

Şimdi gerçeklere gelelim Bu Yunan megalo iddiası o tarihlerde yüz yıllık iddiadır Lloyd George – Venizelos 16 Aralık 1912’de gündeme getirir.

1913’te Venizelos şöyle der: “Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu’ya) çevirme zamanı geldi(M.L.Smith, Anadolu üzerindeki göz,s.25.).

İngiliz Başb Edward Gay, 23 ocak 1915’te,savaşa katılması koşuluyla,İzmir'i Yunanistan’a verilebileceğini bildirir(Dimitri Kitsikis,Y.P,s.9).

İngiltere ve Fransa, saflarına çektikleri İtalya’ya İzmir ve çevresinin, Rusya’nın oluru koşuluyla, verilmesin kabul ederler.


  • Jeschke, İng. Belgeleri,s.60; M.L.Smith, Anadolu Üzerindeki göz, s. 80 vd., Osman Olcay, Sevres Andlaşmasına Doğru, s. XXXV


Savaşın sona ereceği beli olunca Londra’ya gelen Başb Venizelos, 14 Ekim 1918’de İngiltere Dışişleri Bak. bir mektup gönderir

Yunan birliklerinin Türk topraklarındaki operasyona katılmasını önerir 2 Kasım 1918’de, bir muhtıra ile "Batı Anadolu’ya talibiz" der.

Ege’de ve Barış konferansı kulislerinde, İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması yılar öncesinden başlamış 1918'de alenileşmiştir.


  • A.A.Pallis, Yunanlıların Anadolu Macerası, s. 41 vd Jeschke, İngiliz Belgeleri,s.63; N.taçalan, egede kurtuluş savaşı başlarken, s. 169 vd.
  • İtalyanlar, 28 Mart günü Antalya’yı işgal eder, Konya ve Muğla’ya doğru yayılmaya başlarlar. (Jeschke, TKS Kronolojsi I, s.23, 25, 63)
  • Komisyon, 30 Mart günü, İzmir ve çevresinin Yunanistan’a verilmesinin Yüksek Konsey’e önerilmesini çoğunlukla kabul eder
  • Jeschke, İngiliz Belgeleri s. 61; A.A.Pallis, Yunanlıların Anadolu Macerası, s. 90 D.Kitsikis, Yunan Propagandası, s. 32


O günlerde eviyle Genel Kurmay arasında hareketle Anadolu’ya çıkmaya çalışan Mustafa Kemal ile yüz yıldır süren Yunan düşünün ne alakası olabilir ?

Görüldüğü gibi Yunanistan'ın İzmir'e çıkma hayali uzun yıllar öncesine dayalıdır alınan kararlar ise Samsun'a çıkış tarihinden 2 ay öncedir.

Arkadaşlar diğer bir soru -iddia - ise İzmir İşgalinin bir senaryo olduğu yönünde. 

İZMİR'İN İŞGALİ TÜRK TARİHİNN EN ACI OLAYLARINDAN BİRİSİDİR

İzmir'in işgali diye bir olay olmamış görüntüler kurguymu şdüzmece ve sahteymiş Atatürk'ü haklı çıkarmak için İngilizlerin senaryosuymuş !!!


BU YALANLARI SÖYLEYENLER SANKİ HOLYYVOOD FİLİMLERİNDE VEYA SON ZAMANLARDA TÜRK SİNEMASINDA FİLM SAHNELERİNDEKİ KURGULARI KASTEDİYOR OLMALI.

Arkadaşlar, İzmir'in işgali İstanbul Hükümetinin, kendini düşmana satmış Vahidettin ve Devşirmelerden ibaret bir yönetimin halkına ihanetidir.

DEVŞİRME İDARECİLERİN KENDİ HALKININ ELİNE KOLUNU BAĞLAYARAK SAVUNMA İMKANLARINI YOK EDEREK ONLARI BİLE BİLE ÖLDÜRTMESİDİR OLAN AYNEN BUDUR.

Mondros Mütarekesi 30 Ekim 1918de imzalanmıştı. Bu tarihten bir hafta sonra, 6 Kasım 1918'de İzmir Limanı'na mahşerî bir kalabalık toplandı.

ŞEHRİN RUM KESİMİNDEKİ BÜTÜN DÜKKÂNLARA YUNAN BAYRAKLARI ASILMIŞ, CAMLARA, DUVARLARA, YUNAN BAŞBAKANI VENİZELOS'UN RESİMLERİ YAPIŞTIRILMIŞTI..



     O gün limana bir İngiliz zırhlısı gelecekti. Liman'da, Kordonboyu'nda, Pasaport Meydanı'nda mavi-beyaz kalabalık dalgalanmaya başlamıştı.

     Binlerce el, binlerce Yunan bayrağını sallıyor,kilise çanlarının sesleri,vapur düdükleri ve "zito! zito!" diye bağrışmalar şehre yayılıyordu.

     Bu çılgınca tezahürat, Binbaşı Dixon karaya çıkınca daha da arttı. Papazlar koşup düşman komutanını kutladılar. Kutsadılar.

      Ona minnet ve şükran duygularını ifade etmek için takdis edilmiş tuz-ekmek sundular. Ayaklarına kapananlar, ellerine sarılanlar oldu.

     Binbaşı Dixon, M Vali Vekili Nurettin Paşa'ya nezaket ziyaretinde bulunmak üzere rıhtımda bekleyen bir arabaya atlayıp uzaklaştı.

     İngiliz zırhlısını adeta tavaf eden Rumlar Çılgın guruplar hâlinde sokak aralarında daldılar ve rastladıkları Türkler'e saldırdılar.

     Rumlar Aksakallı ihtiyarların sarıklarını boğazlarına dolayıp sürüklediler. Metropolitlik olan Ayafotini Kilisesi'neYunan bayrağı çektiler.

     Bu sırada Dr. Stefanopulos adında bir adam, zaten kontrolden çıkmış olan ayak takımını kışkırtan bir nutuk çekmeye başladı

     Son derece tahrik ve tezyif edici kelimeleri tercih ederek Türkler'in şeref ve haysiyetlerine saldırdı. İzzeti nefislerine saldırdı

     Bayrağa, devlete, mukaddesata saldırdı ve kanlarının son damlasına kadar Türklerle savaşmaları için Rumlar'a yemin ettirdi


     Bu yeminden sonra kalabalık güruhun daha da azgınlaştığı görüldü.Hâlâ dalgalanmakta olan Türk bayraklarım gönderlerden indirip, parçaladılar.

     Yunan hükümetinin İzmir Rumlarin desteklemek için kurduğu Anadolu Bankası'ndaki Türk bayrağını yere atıp üstünde tepindiler!

     O, gecenin geç vakitlerine kadar şehrin meydanlarında, meyhanelerinde, kahvehanelerinde söylenen marş, şu marştı:


E SİZ TÜRKON SFAKSETE TON TİRANON SFARAKSETE! 

Bu şu demektir: 


TÜRKLERİ KESİNİZ! ZALİMLERİ PARÇALAYINIZ!


İzmir'i İşgal Hazırlığı


     BİR İNGİLİZ GEMİSİNİN İZMİR LİMANI'NA GİRMESİ ÜZERİNE TERTİPLENEN OLAYLAR HÜKÜMETİN ACİL TEDBİRLER ALMASINI GEREKTİRİYORDU. ALINMADI!

     20 Ocak 1919'da İzmir Limanı'na Anfiriti adında birYunan gemisi demirledi.Dr. Conokasi başkanlığında personeli ile ilaç sandıkları çıkarıldı.



     BU GEMİ YERLİ RUMLAR'A YARDIM (!) GETİREN İLK GEMİ DEĞİLDİ. İLAÇ SANDIKLARININ İÇİNDE DE İLAÇ YOKTU! SİLÂH VARDI!

Nitekim o günkü Türk gizli teşkilatının başkanı Albay Hüsamettin Ertürk:

Yunan donanmasının himayesinde Pire'den kalkan nakliye gemilerinin ambarlarına kadar silâh ve mühimmatla dolu olduğunu, Rum ahaliye gıda ve ihtiyaç malzemesi taşındığı iddia edilerek yurda silâh sokulduğunu bu silâh ve mühimmat sandıklarının kiliselere dağıtıldığının tespit edildiğini yazmaktadır.(İki Devrin Perde Arkası, İstanbul 1964, s: 310.)



     Bunlar işgal hazırlığı idi.Hazırlıklar bununla bitmedi.Hem İzmir'de hemde İzmir yöresindeki kasabalarda Rumlara Kızılhaç Hastahaneleri açıldı.

     Bu hastahanelere sağlık personeli yerleştirildi. Sözde Sandıklar dolusu ilaçlar gönderildi.


  • Selahattin Tansel, Mond. Mud.c:1,Ankara 1973,s175


*********

Harron Armstrong Anlatıyor


     ARMSTRONG, HATIRALARINDA YALNIZ YUNANİSTAN'IN DEĞİL, MÜTTEFİKLERİN DE RUMLARI TÜRKLER'E KARŞI SİLÂHLANDIRDIĞINI İFŞA ETMEKTEDİR

     HARRON ARMSTRONG MÜTAREKE HÜKÜMLERİNE GÖRE TÜRK ASKERÎ BİRLİKLERİNDEN TOPLANAN SİLÂHLARIN RUM AHALİYE DAĞITILDIĞINI AÇIKÇA YAZMAKTADIR.

     AYNI ZAMANDA 17 KOLORDU KOMUTANI OLAN İZMİR VALİ VEKİLİ NURETTİN PAŞA, RUMLAR'IN SİLÂHLANDIĞINI HÜKÜMETE BİLDİRİR. CEVAP ALAMAZ.


     NURETTİN PAŞA, YUNANLILÂR’IN İZMİR'E ASKER ÇIKARACAKLARINA DAİR İSTİHBARAT ALDIĞI İÇİN KARARGÂHINI AYDIN'DAN İZMİR'E NAKLEDER.

     MÜDAFAA-İ MİLLİYE, TÜRK OCAĞI VE İSTİHLAS-I VATAN CEMİYETLERİNE YARDIMCI OLUR.EGE BÖLGESİ ÇAPINDA DÜZENLEYECEĞİ KONGRE ÇALIŞMALARINA KATILIR.

     İZMİR'İN İŞGALİ HÜKÜMETİN BİLGİSİ DAHİLİNDE ADETA DAVULLA ZURNAYLA İLAN EDİLE EDİLE GELMEKTE NURETTİN PAŞA SİVİL ÇÖZÜMLERE YÖNELMEKTEDİR.

     KONGRE 17 MART PAZARTESİ GÜNÜ MİLLÎ SİNEMADA TOPLANIR. KONGREYE 37'Sİ BELEDİYE BAŞKANI VE 37'Sİ MÜFTÜ OLMAK ÜZERE 165 DELEGE KATILMIŞTIR.

     ÇEŞİTLİ İL VE İLÇELERDEN GELEN HEYETLER, PAŞA’NIN MAKAMINA GÖTÜRÜLÜR, NURETTİN PAŞA ONLARDAN YUNAN İŞGALİNE KARŞI HAZIRLANMALARINI İSTER.



Kahraman  Müftü Hulûsi Efendi






Denizli heyetine Müftü Hulûsi Efendi başkanlık etmektedir. Müftü Efendi, Nurettin Paşa'ya şöyle bir teklifte bulunur:



İZMİR'İ YUNANLILAR'A VERECEKLER.HALKIMIZ ASKER, PARA VE İAŞEYİ TEMİN EDER. NOKSANIMIZ KUMANDANDIR.BÖYLE BİR HÂL VUKUUNDA DENİZLİ'YE GELİN

Paşa, Müftü Efendi'ye şu cevabı verir:

 "BEN BURADA İKEN KİMSE İZMİR'E ÇIKAMAZ!" 

Fakat Hulûsi Efendi Paşa'nın başına gelecekleri görür gibidir:

“SİZİ YA AZLEDEREK VEYA TERFİ ETTİREREK İZMİR'DEN UZAKLAŞTIRACAKLARDIR. İŞTE O ZAMAN BİZE GELİNİZ, HER NE OLURSA OLSUN İSTANBUL'A GİTMEYİNZ"

Denizli Müftüsü Hulûsi Efendi İstiklal Savaşımızın öncü kahramanlarındandır.İŞTE TÜRK BUDUR



Tarık Buğra'nın KÜÇÜK AĞA isimli romanını esinlendiği kişilerden birisi de Denizli Müftüsü Hulûsi Efendi'dir Nur içinde yatsın.



Türk Düşmanı Vali İzzet


Bu konuşmadan üç gün önce vali olarak İzmir'e gelen, eski Van valilerinden Ahmet İzzet Bey, 17 Mart'ta Millî Sinema'da kongre çalışmaları  yapılırken Dahiliye Vekâleti'ne 
"Nurettin Paşa'nın İzmir'de kalmasının kat'iyyen münasip olmadığından " bahisle bir yazı yollar.

Vali İzzet İngilizlerin adamıdır "İtilâf Devletleri'nin Nurettin Paşa'nın geri çekümesini istediklerinden" Vali İzzet görevlendirilmiştir.

Türk gizli teşkilâtının Başkanı Hüsamettin Ertürk, İzzet Bey'in

"İNGİLİZ KONSOLOSLUĞU'NDAN ALDIĞI TALİMATLARLA HAREKET ETTİĞİNİ"

VALİ İZZET İZMİR'E GELİR GELMEZ YUNAN HALKININ DOSTU OLDUĞUNU İLÂN EDEN BU VALİ İHANET TARİHİNE KAMBUR İZZET ADIYLA GEÇMİŞTİ


BU KAMBUR İZZET,TÜRK VATANININ PARÇALANMASI İÇİN PARİS KONFERANSINDA TEKLİF ÜZERİNE TEKLİF VEREN ESKİ H.NAZIRI KÜRT SAİT PAŞA’NIN KARDEŞİDİR.

BU AZILI KÜRTÇÜ TÜRK DÜŞMANI (GAVAT'IN DEDESİ) KIZ KARDEŞİNİ NEMRUT MUSTAFA PAŞA DENİLEN HAİNE KÜRT MUSTAFA PAŞA'YA VERMİŞTİR.

Celal Bayar,Vali Ahmet İzzet'i şöyle tanımlamaktadır:

"DEVLETİ AYAKTA TUTAN MİLLİYETÇİLİĞİN GÖNÜLLÜ DÜŞMANI."

      VAHİDETTİN VE İSTANBULDAKİ DEVŞİRME HÜKÜMET BU HAİNİ BİLEREK GÖNDERMİŞTİR HAİN'İN GÖREVİ YUNANLILARIN TEPKİ GÖRMEDEN İZMİR'E ÇIKMASIDIR.

Galip Kemalî Söylemezoğlu:

"DAHİLİYE NAZIRI İKEN NE VAKİT İNGİLİZ SEFARETİ'NE GİTMSEM İZZET BEY'İ BAŞTERCÜMAN RAYN’IN YANINDA, GÖRÜRDÜM"

diyor.


Olacakları Önceden Gören Hazırlığa Başyalan Nurettin Paşa Görevden Alınıyor.


TÜRK HALKINI YUNAN İŞGALİNE KARŞI HALKI TEŞKİLÂTLANDIRAN NURETTİN PAŞA,İNGİLİZLERİN ADAMI BU KÜRTÇÜ ALÇAĞIN TALEBİYLE GÖREVİNDEN ALINMIŞTIR.

Nurettin Paşa'nın uzaklaştırılmasında Yunanistan'da özel surette yetiştirilip,İzmir'e gönderilen Metropolit Hrisostomos'un da parmağı vardır.

ATATÜRK'ÜN "HAİN VE KORKAK" DEDİĞİ CİNSİ, CİBİLLİYETİ BELİRSİ ALİ NADİR PAŞA İLE KÜRT VALİ BAKINIZ İZMİR'İ NASIL DÜŞMANA TESLİM EDECEKTİR..

Başmabeynci Lütfü Simavî BEY'İN SELÂNİK'İ DÜŞMANA TESLİM EDEN ADAM diye bahsettiği Ali Nadir, Nurettin Paşanın yerine görevlendirilir.

Aynı gün İzmir Limanı'na Guiseppo Ferri adında bir İtalyan savaş gemisi gelir.Gemiden inen zat, eski Bingazi Mebusu Camî Baykut'tur.

Moralızâde Halit Bey ile Ahmet Dino da ona katılır. Ahmet Dino'nun İtalyan ajanıdır.(Nurdoğan Taçalan, s: 205) Osman Nuri Beyle görüşürler.

Heyet:

"İZMİRYUNANLILAR TARAFINDAN İŞGAL EDİLECEK.EĞER İTALYAN MANDASINI KABUL ETTİĞİNİZİ AÇIKLARSANIZ İTALYA YUNAN İŞGALİNİ ÖNLEYECEKTİR"

der.

Belediye Başkan vekili böyle bir beyannâme yayınlamaya yetkili olmadığını söyler. Şehrin ileri gelenlerine teklif tekrarlanır ve reddedilir.

*******

İzmir'in İşgali Bağıra Bağıra Yaklaşıyor 

13 MAYIS'TA YUNAN 1. TÜMENİ'NİN ONSEKİZ GEMİ İLE ELEFTERİON LİMANI'NDAN HAREKET EDER ÇOK SAYIDAKİ DÜŞMAN ZIRHLISI İZMİR LİMANI'NA DEMİR ATAR.

Düşman gemilerini gelip İzmir'e demirlemiş dünya ayağa kalkmış nefesini tutmuş bekliyor İstanbul Hükümeti ve Vahidettin sessizdir.

14 Mayıs Ali Nadir Paşa:

 "Gemilerin burnumuza dayandığını işgal olacağnı Harbiye Nezareti'ne bildirir işgal karşısında ne yapacaklarını"

sorar.

AKIL ALACAK GİBİ DEĞİLDİR AMA, ACİLEN HAREKETE GEÇİLMESİNİ GEREKTİREN HABERLERE BAŞVEKÂLET MAKAMNI İŞGAL EDEN DAMAT FERİT DEVŞİRMESİ İNANMAZ.

İçişleri Bakanı Mehmet Ali Bey, Macar asıllı bir aileye mensuptur. Annesi Batmanlı bir Kürt aşiretinin kızıdır,BU DEVŞİRMEDE TEDBİR ALDIRMAZ.

Elenora Luisa adında bir İngiliz kadınla evlidir.TÜRKLÜKLE HİÇBİR İLGİSİ YOKTUR TÜRK DÜŞMANIDIR ANCAK TÜRK DEVLETİ'NİN DAHİLİYE NAZIRIDIR!

İşte bu Dahiliye Nazırı,DEVŞİRME İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin, Sevr'i imzalaması münasebetiyle Fehmi Paşa Konağı'nda tertiplediği kutlama töreninde katılacak ve Kürtçü Abdullah Cevdet ile beraber İngiliz adaletini göklere çıkarıp, haşmetlu kral ve kraliçeye afiyet dileyecektir.

YÜKSEK KOMİSER CALTHORPE VALİİZZET İLE ALİ NADİR PAŞA'YA, MONDROS'UN 7. MADDESİ GEREĞİNCE İZMİR YÖRESİNİN İŞGAL EDİLECEĞİ YÖNÜNDE NOTA VERİR.



Ali Nadir Paşa Harbiye Nezareti'ni arar.Har. Nazırı Devşirme Şakir Paşa' Devşirme Ali Nadir Paşa'ya

"NOTA MÜTAREKE ŞARTLARINA UYGUNDUR." 


der.

Kendisine gelen talimat üzerine Ali Nadir Paşa:
 BİRLİKLERE İŞGAL KUVVETLERİNE KARŞI KONULMAMASINI VE GEREKEN KOLAYLI. GÖSTERİLMESİNİ 

emreder.

Düşman Gemilerini burnumuza dayıyor Vahidettin seyrediyor. Vali "İşgal edecekler"diyor "sus bekle" deniliyor "İşgal ültimatomu veriliyor"

Hükümet "İşgal Mürtarekeye uygundur kolaylık gösterin" Deniliyor. 

VAHİDETTİN VE İSTANBUL HÜKÜMETİ YUNANA YARDIM EDİYOR İHANET NASIL OLACAK?

İSTANBUL'UN EMRİ ŞUDUR:"BU İŞGAL ESNASINDA KAT'İYYEN KARŞI KONMAYACAK,İŞGALE GELECEK İTİLÂF MÜFREZELERİNE GEREKEN KOLAYLIK GÖSTERİLECEKTİR!"

SAAT 20.00'DE AMİRAL CALTHORPE'DAN GELEN NOTADA, "İZMİR'İN SABAH SAAT 07.00'DE YUNAN ASKERLERİ TARAFINDAN İŞGAL EDİLECEĞİ BİLDİRİLMEKTEDİR.

Amiral Calthorpe'un notasında 

"TÜRK ASKERİNİN KIŞLADAN DIŞARI ÇIKMAMASI İSTENMEKTE, DURUMUN İSTANBUL'A DA HABER VERİLDİĞİ"
 kaydedilmektedir.


İzmir'in İşgali ve Devşirmeler

ARKADAŞLAR İZMİR'İN NASIL İŞGAL EDİLDİĞİNİ DEĞİL DEVŞİRME VATAN HAİNLERİNCE NASIL İŞGAL ETTİRİLDİĞİNİ ÜZÜLEREK YAZIMAYA DEVAM EDİYORUZ

HÜKÜMET YUNAN İSTİLASINA KARŞI KOYMEK VEYA HALKI KORUYACAK TEDBİRLER ALMAK YERİNE MUHTEMEL DİRENİŞÇİLERİ TUTUKLAMANIN YOLLARINI ARAR

VALİ İZZET BEY, MERKEZ KUMANDANI BİNBAŞI HÜSNÜ BEY'İ ÇAĞIRIR. ELİNE İSTANBUL'DAN GÖNDERİLDİĞİNİ SÖYLEDİĞİ BİR LİSTE VERİR

LİSTEDE ADI BULUNANLARI NEZARET ALTINA ALIN" DER VE İLAVE EDER: "İŞGAL SIRASINDA HERHANGİ BİR DİRENİŞİ HÜKUMETÇE İSTENİLMEMEKTEDİR!

LİSTEDE ADI BULUNANLAR DÜŞMANA MUHTEMEL MUKAVEMET EDECEĞİ DÜŞÜNÜLEREK İSTİHBAR EDİLEN KİMSELERDİR. HÜSNÜ BEY KAHREDEREK ODASINA DÖNER.

BİNBAŞI HÜSNÜ BEY BAKAR Kİ, LİSTEDE KENDİSİNİN DE ADI VAR! YANİ ŞİMDİ HÜSNÜ BEY, KENDİ KENDİSİNİ Mİ TUTUKLAYACAKTIR?

Hemen çıkar, listede adı bulunanları teker teker dolaşır. Listede,ileride Cumhurbaşkanı olan Mahmut Celal Bey'in de adı vardır.

Hüsnü Bey, Konya Kuva-yı Milliye Kumandanı olarak Millî Mücadeleye iştirak etmiş, Konya ve Tokat Milletvekili rahmetli Hüsnü Konay'dır

Ve İzmir İşgal Ediliyor !!!

15 MAYIS SABAHI YUNAN NAKLİYE GEMİLERİ,İNGİLİZ VE FRANSIZ ZIRHLILARININ HİMAYESİNDE İZMİR LİMANI'NA GİRDİ. ON NAKLİYE GEMİSİ DAHA GELMEKTEYDİ
SAHİL BOYUNA,EVLERE,DÜKKÂNLARA,TÜRKLER'E AİT OLMAYAN BÜTÜN MÜESSESELERE VE HATTA AĞAÇLARA,DAMLARA, DİREKLERE BİLE YUNAN BAYRAKLARI ASILMIŞTI.

Yakasına Venizelosun resmini iliştiren her Rum, düşman askerlerini alkışlamak için sahile koşmuştu.



YUNAN BİRLİKLERİ KARAYA ÇIKAR ÇIKMAZ BÜTÜN KİLİSELERİN ÇANLARI ÇALMAYA BAŞLADI. FABRİKALAR DÜDÜKLERİNİ ÖTTÜRDÜLER. BİR ALKIŞ TUFANIDIR KOPTU.



Genç kızlar, kadınlar sevinç çığlıkları atarak işgal askerlerinin ayaklarının altına demet demet çiçek fırlattılar.



Onlara buketler sundular.Tam bu sırada İzmir Metropoliti Hrisostomos'un örgütlediği eşkıya çetesinin elebaşılarından Kör Yani ortaya çıktı.

Elindeki Türk bayrağını efzun alayının ayaklarının altına attı Hrisostomos, düşman askerlerinin önünde diz çöktü.

Düşman bayrağını öptü! Düşman askerlerini kutsadı! Onlara tuz-ekmek sundu!



İzmir'in işgalini destekleyen bir mesaj yayınladı. Patrikhane İstanbul'daki yüksek komisere İzmir'in işgali nedeniyle memnuniyetlerini bildirdi.

Ermeni cemaatı Venizelos'a bir tebrik telgrafı çekecek, Yahudiler ise Yunan subaylarının şerefine ziyafetler tertipleyeceklerdir!

Heybeli Papaz Okulu'ndan mezun olan Hrisostomos, zararlı faaliyetlerinden dolayı üç kez sürgün edilmişti. Bir domuz kasabının oğlu idi.

HEYBELİ'Yİ BİTİRDİKTEN SONRA ATİNA'DA ÖZEL SURETTE YETİŞTİRİLİP İZMİR'E GÖNDERİLMİŞTİ. GÖREVİ RUMLAR'I TÜRKLER'E KARŞI ÖRGÜTLEMEKTİ.

HIRİSTOMOS Metropolitlik olarak kullanılan Ayafotini Kilisesi'nin altındaki odada kurduğu telsizle Atina ile irtibat halindeydi.

İzmir'in işgalinde Valilik binasında indirilen Türk bayrağının yerine asılan bayrakları unutmayalım.




  • M.Tayyip Gökbilgin, Millî Mücadcle Başlarken, c: 1, Ankara 1959, s: 127. Celal Bayar, Ben De Yazdım, c: 5, İstanbul 1967, s: 1640
  • Selahattin Tansel, Mondros'tan Mudanya'ya Kadar, c: 1, s: 179. Selahattin Tansel, Mondros'tan Mudanya'ya Kadar, c: 1, s: 196, 157
  • Cemal Kutay, Türkiye İstiklâl ve Hürriyet Müc Tarihi,c:19, İstanbul 1961,s:10804 Kâmil Erdeha, Millî Mücadelede Vilâyetler ve Valiler,s:399



Hrisostomos Yunan bayrağını öptükten ve Yunan askerlerini takdis ettikten sonra, hiçbir Türk evlâdının unutmaması gereken bir konuşma yaptı.

Hıristomos:

"ASKER EVLATLARIM! ELEN ÇOCUKLARI,BUGÜN ECDAT TOPRAKLARINI YENİDEN FETHETMEKLE İSA'NIN EN BÜYÜK MUCİZESİNİ GÖSTERMİŞ OLUYORSUNUZ. BU UĞURDA NE KADAR TÜRK KANI DÖKÜP İÇERSENİZ O KADAR SEVABA GİRMİŞ OLACAKSINIZ! BEN DE BİR BARDAK TÜRK KANI İÇMEKLE ONLARA KARŞI OLAN KİN VE NEFRETİMİ TESKİN ETMİŞ OLACAĞIM! HADİ BUYURUN, BÜTÜN AZİZLER SİZİN ARKANIZDA OLACAK!" BU BİR CİNAYET ÇAĞRISIYDI ETKİSİN GÖSTERDİ"


Sahili dolduran kalabalıktan tüyleri diken diken eden bir uğultu yükseldi yayıldı:


 "FESLİLERİ ÖLDÜRÜN!.. FESLİLERİ ÖLDÜRÜN!.."




YARBAY STAVRİYANİ'NİN KOMUTASINDAKİ EFZUN ALAYI, BU UĞULTULAR ARASINDA PASAPORT'TAN KONAK MEYDANI'NA DOĞRU HAREKETE GEÇTİ.


Arkasından da kadınlı-kızlı erkekli mahşeri kalabalık boz bulanık seller gibi akmaya başladı.



Hrisostomos'un yetiştirdiği Rum milisler,efzun alayının önündeydi Milislerin önünde meyhanecinin oğlu Kör Yani vardı.


Hasan Tahsin Tarih Sahnesinde

KÖR YANİ,ATIN ÜZERİNE ÇIKMIŞ,ELİNE, UCU YERLERDE SÜRÜNEN BİR YUNAN BAYRAĞI ALMIŞTI. KİMDEN BULMUŞSAYUNAN TEĞMENLERİNİN ÜNİFORMASINI GİYMİŞTİ.

ÖNCE BİR KURŞUN ISLIĞI DUYULDU, ARKASINDAN KÖR YANİ ATIN ÜZERİNDEN YERE YUVARLANDI. KİTLE NEYE UĞRADIĞINI ŞAŞIRMIŞTI.


"FESLİLERİ ÖLDÜRÜN!.. FESLİLERİ ÖLDÜRÜN!.." 

diye tepinener sustular. 

"Zito, zito (Yaşa) Venizelos"

 diye tepişenler sustular.

Paniğe kapılan şuursuz kalabalık, birbirini iterek, birbirini ezerek,tepeleyerek sahile doğru koşmaya başladı.

Asıl adı Osman Nevres olan gazeteci Hasan Tahsin ve yanındaki birkaçTürk tabancalarını ateşlediler.

Yunan askerleri, Türk Milleti'nin şeref ve haysiyetini kurtarmak için kendini fedâ eden Osman Nevres'i paramparça ettiler.

Askeri Tesislere Giriliyor

Sonra Sarıkışla'ya girdiler. Ali Nadir Paşa, kışlanın önünde düşman askerlerini görünce makam odasındaki beyaz perdeyi bir sırığın ucuna takıp pencereden uzatarak bir tek mermi atmadan teslim olmuştu. Teslim olmakla kalmamış askerlere tek bir mermi bile attırmamıştı.

Yunanlılar bu korkak, bu şahsiyetsiz, bu hain Paşa'nın emrine uyarak silâh kullanmayan Türk subay ve erlerini vahşice dipçiklediler!

Mukavemek etmeme emri alan Askerlerimizi Süngülediler! Feslerini başlarından alıp yırttılar! Paralarını, yüzüklerini, aldılar .



ASKERLERİMİZİN SİGARA TABAKALARINI, HATTA MENDİLLERİNİ ALDILAR! SÖVÜP, SAYDILAR! DÖVDÜLER! LİNÇ EDESİYE DÖVDÜLER BİR KISMINI ÖLDÜRDÜLER!

Ali Nadir Paşa denilen devşirme hain küçük rütbeli bir Yunan subayı tarafından tokatlandı itildi kakıldı.




DÜŞMAN ASKERLERİ KIŞLADAKİLERİ TEKER TEKER DIŞARI ÇIKARDILAR, RIHTIMDAKİ YUNAN GEMİLERİNE DOĞRU SÜRÜKLEMEYE BAŞLADI.



ARTIK KATLİAM, MÜTTEFİKLERİN GÖZLERİ ÖNÜNDE YAPILIYOR, ÖLDÜRÜLENLER "NEŞEDEN KUDURMUŞLUK" HÂLİ İLE DENİZE ATILIYORDU

TÜRK SUBAYLARI "ZİTO VENİZELOS" DEMEYE ZORLANIYORDU. "Zito Venizelos" demeyen Albay Süleyman Fethi Bey hunharca şehit edildi.

HUNHARCA ŞEHİT EDİLENLER ARASINDA YARBAY ŞÜKRÜ BEY İLE DR. BİNBAŞI ŞÜKRÜ BEY DE VARDI.


Patris Vapuru'na doğru tekme-tokat götürülen askerlerimizin üzerine bir Yunan torpid.Yunanlılar'a ait olan Anadolu Bank yaylım ateşi açıldı.

D.Walder 

"BİR SAAT İÇİNDE OTUZDAN FAZLA TÜRK SUBAYININ ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ, KURŞUNLANAN VEYA SÜNGÜLENEN YÜZLERCE TÜRK AS.YERLERE SERİLDİĞİNİ"

yazmaktadır

BU VAHŞETİ GEMİLERİNDEN SEYREDEN İNGİLİZ DENİZCÜERİ, DENİZE ATILAN TÜRKLER'İN YARDIMINA KOŞMAK İSTEDİLERSE DE KOMUTANLARI BUNA İZİN VERMEDİ.

DİPÇİK DARBELERİ VE SÜNGÜ İLE YARALANMAYAN BİR TEK SUBAY KALMAMIŞTI. BİRÇOK SUBAYIN ÇİZMELERİ AYAKLARINDAN ZORLA ÇIKARILMIŞTI.

JEAESCHKE'NİN DE YAZDIĞI GİBİ TEK SUÇLARI FESLERİNİ BAŞLARINDAN ÇIKARMAMAK VE 'YAŞASIN VENİZELOS' DEMEMEK OLAN PEK ÇOK TÜRK ÖLDÜRÜLDÜ.

RIHTIM VE KENARINDAKİ SULAR CAN ÇEKİŞEN VEYA KATLEDİLMİŞ TÜRK ASKERLERİ İLE DOLUYDU TARİHTE NADİR VAHŞETLERDEN BİRİSİ YAŞANIYORDU.

ASKERLERİMİZE YERLİ RUMLAR DA SALDIRMAYA BAŞLAMIŞLARDIBAZI KADINLAR KOCALARININ BELİNDEKİ SİLÂHLA ASKERLERİN ÜZERİNE RASTGELE ATEŞ EDİYORDU

Rum okul ve kiliselerinin birer cinayet makinası hâline getirdiği palikaryalar kümeler hâlinde biriktirdikleri taşları, kiremit parçalarını kömürleri, kendilerini asırlardan beri Katolik-Latin tecavüz ve tasallutundan koruyup kollayan Türk askerlerine fırlattılar.

BİR RUM HAMAL ELİNDEKİ DEMİR KANCA İLE KOLORDU VEZNEDARI AHMET EFENDİ'NİN BEYNİNİ PATLATTI!



DAVİD WALDER, EDEPSİZ BİR RUM KARISININ "SU" DİYE İNLEYEN BİR YARALININ ÇÖMELİP AĞZINA İŞEDİĞİNİ YAZMAKTADIR!

İNGİLİZ VE AMERİKAN AMİRALLERİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE VAHŞET! 

İLERI HTIMA GETİRİLEN TÜRK ASKERLERİ PATRİS VAPURU'NUN HAYVAN AMBARLARINA ATILDILAR.

11. TÜMEN ASKER ALMA DAİRESİ BAŞKANI ALBAY TEVFİK BEY'İN RAPORUNA GÖRE İŞGALİN SADECE İLK GÜNÜNDE 5.284 TÜRK'ÜN KATLEDİLDİĞİNİ YAZİLMAKTADIR.

Arkadaşlar İzmir'in işgali ile ilgili gerçekler saklanmakta sanki çok basit bir iki olay olmuş gibi anlatılmaktadır halbuki vahşet uçtadır

Burada Yunan vahşetine bizzat şâhit olan bir Amerikalı subayın raporundan da bahsetmeliyiz. Bu subay, üst makamlara verdiği raporunda :

"DENİZDE ÇOK SAYIDA CESET BULUNDUĞUNU, YUNAN BAYRAĞI TAŞIYAN KÜÇÜK BİR BOTUN, BİR CESETTEN DİĞERİNE GİDEREK ELBİSELERİN CEPLERİNİ KESTİKLERİNİ, SONRA DA CESETLERİN ELBİSE VE AYAKABILARINI ÇIKARDIKLARINI" 

yazmaktadır.



Bir başka raporda

 "ARABALAR DOLUSU ÖLÜ TÜRK'ÜN GETİRİLEREK DENİZE ATILDIĞINDAN, BÜTÜN TÜRK DÜKKÂNLARININ YAĞMALANDIĞINDAN,"

Bahsedilmekte morglarda kime ait olduğunun tespiti için bekleyen kesik kol ve bacaklardan, 'çok yaşa Yunanistan' diye bağırmayan  "bir Türk subayının kafasının uçurulduğundan ve Rumlar'ın tecavüzlerine uğrayan Türk kızlarından" bahsedilmektedir.

İzmir’de, Yunan askerleri, yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5yaş.kızına tasullut ederler.


  • T.Yalazan, Türkiye’de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi, 1.C.,s.16. N.Taçalan, Ege’de kurtuluş Savaşı Başlarken, s. 253



     KORDONBOYUNDA ŞEHİT EDİLEN YZB. NECATİ BEYİN 8 YAŞINDAKİ OĞLU, BABASININ CESEDİ ÜZERİNE KAPANINCA, YUNANLILAR ÇOCUĞU DA SÜNGÜLERLER

     VALİ KAMBUR İZZET'E GELİNCE...KAFASINDA BİR NEBZE BİLE DEVLET VE İSTİKLÂL FİKRİ BULUNMAYAN BU HAYSİYETSİZ VALİ DE TEKME-TOKAT MAKAM ODASINA GİREN YUNAN ASKERLERİNCE TESLİM ALINACAK, ETRAFINDAKİLERLE İKİ KOLU HAVADA MERDİVENLERDEN İNDİRİLECEK İNGİLİZ KONSOLOSLUĞU'NA SIĞINACAKTIR


     Yunan askerleri bu olaydan sonra daha önce tespit ettikleri sivil Türkler'le, subayların evlerine girdiler. Kızlar, kadınlar tecavüze uğradı.

     Evler, dükkânlar yağmalandı.Rumlar ve Yunanlılar öldürmeye devam etti Kadınlar kocalarının,kızlar babalarının gözü önünde tecavüze uğradılar.

CANLARINI KURTARMAK İÇİN ZİRAAT BANKASI’NIN GİRİŞİNDEKİ MERDİVENLERE SIĞMAN KADIN VE ÇOCUKLARIN HEPSİ KATLEDİLDİ!


16 MAYIS SABAHI KONAK MEYDANI'NDA, GÜMRÜK'TE,PASAPORT MEYDANI VE SOKAKLARDA, ÖLDÜRÜLEN TÜRKLER YATMAKTA İDİ. KATLEDİLEN TÜRKLER ÇOK FAZLAYDI.

MİLLET HASTAHANESİ'NİN MORGU İLE HEMEN YANINDAKİ CEMAL PAŞA KONAĞI'NIN BODRUMU MASUM İNSANLARIN CESETLERİ İLE DOLUYDU.

Yakınlarını kaybeden gözü yaşlı İzmirliler, bu cesetler arasından eşlerini, çocuklarını, ana-baba ve kardeşlerini arıyorlardı.


  • Deniz Bilgen, ABD'li Gözüyle Sivas Kongresi, Amerikan Mandası ve Gazeteci L. E. Browne'ın Faaliyetleri, İstanbul 2004, s: 106.
  • Sina Akşin İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele, c:1, İstanbul 1992; Celal Bayar, Bende Yazdım, c:6, İstanbul 1968,
  • David Walder, Çanakkale Olayı çeviren: M. Ali Baykal İstanbul 1970; İsmail Hami Tanışmend, İzahlı Osmanlı Tarihi kronolojisi c:4, İst.1972;
  • Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü c:1 Ankara 1993; Cemal Kutay, Türkiye İstiklal ve Mücadeleleri Tarihi c:19, İstanbul 1961 eserleri
  • Hamdi Baytuloğlu'nun 1968' de Belgelerle Türk Tarihi Dergisi'nin 7. sayısında yayınlanan"İzmir'in İşgali"başlıklı makalesi
  • M.Tayyip Gökbilgin, c: 1, s: 90-91. Zeki Sarıhan, c: 1, s: 249.Celal Bayar, Ben De Yazdım, c: 6, İstanbul 1968, s: 1809


Atatürk Devşirmeler Hakkında Uyardı


Arkadaşlar, Büyük Önder:
"MUHTEREM MİLLETİME ŞUNU TAVSİYE EDERİM Kİ,SİNESİNDE YETİŞTİREREK BAŞININ ÜSTÜNE KADAR ÇIKARACAĞI ADAMLARIN KANINDAKİ VİCDANINDAKİ CEVHER-İ ASLÎYİ ÇOK İYİ TAHLİL ETMEK DİKKATİNDEN BİR AN FERAGAT ETMESİN." 

(Nutuk, s: 607, İstanbul 1973)diyordu..

Çünkü DEVŞİRMELERİN DEVLET YÖNETİMİNDE BULUNDUKLARI SIRADA TÜRKLERİ VİCDANSIZCA MERHAMETSİZCE ALÇAKÇA DÜŞMANA KATLETTİRDİKLERİNİ GÖRMÜŞTÜ.

Mahmut Esat Bozkurt Atatürk İhtilali isimli eserinde Atatürk’ün 

“KANINI TAŞIYANDAN BAŞKASINA İNANMA!”

 sözlerini aktarırken şunları söylüyor:

“GEÇMİŞTE OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN BAHTSIZLIĞI EKSERİYA MUKADDERATINI TÜRKLERDEN BAŞKASINA EMANET ETMİŞ OLMASIDIR.” 
(Atatürk İhtilali s.228)

"DEVLET İŞLERİNİN BAŞINA DEVLETİN KURUCUSU OLAN KAVİMDEN BAŞKALARI GEÇİNCE O DEVLET İNKIRAZ BULUR. MİLLET, İSTİKLALİNİ KAYBEDER.”

M.E.BOZKURT

"ATATÜRK İHTİLALİNİN FARİKASI TÜRK OLMAKTIR. MAZİYİ BU PRENSİP TASFİYE ETTİ. YENİLİĞİ BU PRENSİP GETİRDİ"

 (Atatürk İhtilali 445-447)

"ATATÜRK- TÜRK İHTİLALİ BÜTÜN ESERLERİYLE TÜRK OLMAKTIR BUNDAN EN KÜÇÜK BİR SAPMA GERİLİĞE DÖNÜŞTÜR SONUCU ÖLÜMDÜR.”

(Nutuk Sf. 445-447)

DEVŞİRME BİR BAŞBAKAN DEVŞİRME HARBİYE NAZIRI, KÜRT VALİ VE DEVŞİRME NADİR PAŞA'NIN SEBEP OLDUĞU İZMİR TABLOSU, BÖYLE BİR VAHŞET TABLOSUDUR.

ETNİK ÇETE OLARAK NİTELEYECEĞİMİZ BU GÜRUH, DEVLET VE İSTİKLÂL FİKRİNE ÖYLESİNE YABANCI, TÜRK MİLLETİ'NE ÖYLESİNE SAYGISIZDIR Kİ TIPKI İZMİRDEKİ GİBİ HUKÜMETDE DE ONLARI YÖNETEN DÜŞMANA DİRENÇ GÖSTERECEKLERİN TUTUKLANMASINI DİRENİLMEMESİNİ İSTEYEN KİŞİLER GÖREVDEDİR

BU DEVŞİRMELER AZİZ VATANA KARŞI ÖYLESİNE KAYITSIZDIR Kİ, İZMİR'İN YUNAN ASKERLERİ TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİĞİNDEN BİLE HABERLERİ YOKTUR!

Baş Mabeyn Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi'nin yazdıklarından anlaşıldığına göre Padişah da İzmir'i kimin işgal ettiğinden haberdar değildir!

İzmir, 15 Mayıs sabahı saat 06.00'da işgale başlanmıştır. Fakat Vahidettin İzmir'in işgal edildiğini bir gün sonra gece yarısı öğrenebilmiştir!



BU KAĞITTA İZMİR'İN HANGİ DEVLET TARAFINDAN ELEGEÇİRİLDİĞİNDEN VE İRTİKÂP EDİLEN VAHŞETTEN HABERİ YOKTUR! DEVLETİN ZAVALLILIĞINA BAKIN!!

VAHİDETTİN İŞGALİN YAPILACAĞINI BİLMEKTEDİR İŞGALE DİRENİLMEMESİ KONUSUNDA BİLGİSİ VARDIR GARİP OLAN İŞGALİN YAPILDIĞINI ÖĞRENEMEMESİDİR!

TÜRKGELDİ, PADİŞAH'IN EMRİ ÜZERİNE BİR OTOMOBİL İLE DERHÂL BABIALİ'YE GİDER. BAKANLAR KURULU TOPLANTI HÂLİNDEDİR.

Başbakan Damat Ferit, sonradan Ârtin Kemal adı verilecek olan Maarif Nazırı Ali Kemal'le yemek yemektedir.

Ertesi gün bakanlar, Saray'a kabul olunurlar. Türkgeldi'nin sorusu üzerine İçişleri Bakanı İzmir vilayetinden henüz cevap gelmediğini söyler.

İzmir'in Yunan askerleri tarafından işgal edildiğinin öğrenilmesi için, işgalden sonraki günün gece yarısma kadar beklemek gerekir!

GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ İZMİR'İN İŞGAL EDİLMESİ, TÜRK DEVLETİ'NİN BAŞINA TEBELLEŞ OLAN ETNİK ÇETE'NİN UMURUNDA BİLE DEĞİLDİR

AKSİNE ETNİK ÇETE, PARİS KONFERANSININ KARARLARINI VE MONDROS MÜTAREKESİ'NİN HÜKÜMLERİNİ İLERİ SÜREREK İŞGALİ MEŞRU GÖSTERMEKLE MEŞGULDÜR!

Vatanın hangi köşesinin kimlerin eline geçtiği ancak düşmanın verdiği notalardan öğrenilebilmekte tedbir ihtiyacı da duyulmamaktadır!

Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey'in de Vali Kambur İzzet'in de yaşanan felâket ve hacâletlerden pek şikâyetleri olmadığı anlaşılmaktadır.

İKİ GÜNDE BİR KISMI ASKER 8.000 CİVARINDA TÜRK PARÇALANARAK IRZINA TASALLUT EDİLEREK KATLEDİLMİŞTİR OSMANLIYI YÖNETEN DEVŞİRMELER ALDIRMAZ

AKSINE HER TÜRK ÖLDÜRÜLÜŞÜNDE ONLAR KEYİF DUYMAKTADIRLAR. ÇÜNK TAMAMI TÜRK DÜŞMANIDIRLAR ÜLKENİN YENİDEN KENDİ ELLERİNE GEÇTİĞİNDE TÜRKLERİN ORTADAN KALDIRILMIŞ OLMASIYLA BİRLİKTE KENDİLERİNİDE ZAFER KAZANMIŞ SAYMAKTADIRLAR İŞTE TÜRK MİLLETİNİN EN BÜYÜK SORUNU HAİNLERDİR.


Hainler

Dahiliye Nazırı'na göre
 "evet İzmir de bazı hâdisat olmuştur ama, hükümet bu konudaki söylentilere atf-ı ehemmiyet etmemektedir"

VAY HAİN!!!

Bu sorumsuz ve soysuz Bakan, işgalden iki gün sonra verdiği demeçte aynen şöyle diyecektir:

".Bu sabah Vali İzzet Bey'den aldığım telgrafnâmede,Vilayet Meclisi İdaresi'ni toplantıya davet eylediğini ayrıca bildireceğini söyledi. 17 Mayıs'ta Yunanlılar tarafından makamına oturtulan Vali İzzet Bey ise aynı gün bir bildiri yayınlayarak "İzmir olaylarının büyütüldüğünü İtilâf Devletleri'nin kararıyla İzmir'i Yunanlılar'ın işgalinden ibaret olduğunu" açıklayacaktır Resmî binalara Yunan bayrağı çekilmişti. Yunanlılar bir kuklaya ihtiyaç duydukları için Kambur İzzet'i muhafaza ettiler. Metropolit Hrisostomos'u gönderip göreve dâvet ettiler”

Damat Ferit, nasıl İngiliz işgalini yerleştirmek için çalışıyorsa, Kambur İzzet de Yunan egemenliği hesabına çalışacaktı.

İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'dan, Bandırma'da bulunan ve direnişe hazırlanan Nurettin Paşa'nın tutuklanmasını istedi.

Ali Nadir-Vali İzzet ikilisinin yaptığı gibi, namus ve şerefini ayaklar altına alarak Manisa'yı düşmana teslim eden Giritli Hüsnü Bey büyük zaferden sonra kuyruğunu kıstırıp Yunan Ordusu ile birlikte vatanı terk edecektir.

Nurdoğan Taçalan, halkın Hüsnüyadis adını taktığı bu adamın tanassur edip Ortodoks olduğunu yazmıştır.Nurdoğan Taçalan, a.g.e., s: 217, 211




Hainlerin Sonu



Birde bu hainlerin akibeti ne oldu ona bakalım VALİ KÜRT İZZET 5 Ocak 1920'de kalp sektesinden ölmüştür

ALİ NADİR sonra Kuva-yı Milliye'yi ortadan kaldırmak maksadıyla kurulan Kuva-yı İnzibatiye - Hilafet Ordusuna komutan olarak tayin edilecek. Ali Nadir vatan kurtulunca Türkiye'den İngiliz egemenliği altındaki Mısır'a tüyecek ve orada sefalet içinde ölecektir.

DAHİLİYE NAZIRI MEHMET ALİ BEY DE HALKIN ALİ KEMAL'İ PARÇALAMASINDAN SONRA KORKUP İNGİLİZLER'E SIĞINMIŞTIR.

Hrisostomos'un melanetlerine Makedonya'da şâhit olan Rahmi Bey, vali olarak İzmir'e gelince, papazın meşgul olduğunu öğrenir. Hristomos Hainlikle meşguldür Rahmi Bey onu derhâl İzmir'den uzaklaştırır. Fakat Hrisostomos mütarekeden sonra döner. Artık Krallar gibidir.

Hristomos Yunan Siyasi Komiseri Sterghiades'e

 "NURETTİN PAŞA’NIN KURŞUNA DİZİLMESİNDEN MEMNUN OLACAĞINI" 

söyler.

Nurettin Paşa 09 Eylül 1922 günü muzaffer ordunun komutanları arasında İzmir'e girer. Paşa'yı tebrik edenler arasında Hrisostomos da vardır.

Nurettin Paşa, bu cani ruhlu papaza "KURŞUNA DİZİLME" meselesini hatırlatır. MASUM İZMİR HALKINA REVA GÖRDÜĞÜ VAHŞETİ hatırlatır.

Nurettin Paşa Hıristomos'a "

YUNAN ASKERLERİNİ TÜRK KANI İÇMEYE DÂVET ETTİĞİ GÜNLERİ HATIRLATIR HIRİSTOMOS'A "SİZİ DİVAN-I HARBE VERECEĞİM"

der.

HIRİSTOMOS PAŞANIN DEDİĞİNE ALDIRMAZ GÜLEREK DIŞARI ÇIKAR ANCAK KATLİAMA MARUZ KALANLARIN YAKINLARI YAPTIĞI ZULMÜ SORMAK İÇİN BEKLEMEKTEDİR.

HIRİSTAMOS SORULANLARA CEVAP VEREMEZ İNSANLARIN HAFIZASINDA KATLEDİLEN KARILARI KIZLARI ÇOCUKLARI YAKINLARI VARDIR BU KATİLİ LİNÇ EDERLER.

Bugünler

Değerli Arkadaşlarım Yunanlıların alçaklığı İzmir'de yaptıklarıyla kalmıyor Vahşet bütün boyutlarıyla sürüyor. Hem de en alçakca haliyle !

Değerli Arkadaşlarım Anlatmak istediğimiz İzmir'in işgalinden ziyade YAŞANMASI MUHTEMEL benzeri olaylardır Batı'nın planları hiç değişmez

BATI AYNI SENARYOLARI DEĞİŞİK GÖRÜNÜM DEĞİŞİK AKTÖR VE MASKELERLE TEKRAR SAHNEYE SÜRMEKTEDİR. TARİHİMİZİ DE İYİ BİLİRLER.











İzmir’in İşgali ve Türklerin Katliamı Reviewed by Türk Asya on Cuma, Haziran 20, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.