İstiklal Savaşı Fikri Kazım Karabekir’den mi Çıkmıştır? -Taner Ünal

İstiklal Savaşı Kazım Karabekir’den çıkmıştır?



Mondros'un imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918’de Atatürk, Adana’ya gelerek L.V.Sandres’ten Yıldırım Ord.Komutanlığı’nı devralmıştır

Devir teslim töreni sırasında bir ara Von Sanders, “Bizim için her şey bitti!” deyince Atatürk, Alman generalin gözlerinin içine bakarak,

“SAVAŞ MÜTTEFİKLER İÇİN BİTMİŞ OLABİLİR, FAKAT BİZİ İLGİLENDİREN SAVAŞ, İSTİKLAL SAVAŞIMIZ ŞİMDİ BAŞLIYOR!” 
demiştir.

Atatürk’ün 31 Ekim 1918’de Alman generalin gözlerinin içine bakarak söylediği bu sözler, kafasındaki direniş düşüncesinin en önemli kanıtıdır.

Atatürk, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevine gelir gelmez eldeki dağınık birlikleri derleyip toparlamaya başlamıştır.

Her şeye rağmen kararlıdır! İngilizleri Halep önlerine mıhlamıştır ve onların daha içerilere girmesine asla izin vermeyecektir!

Güney Cephesi

Mustafa K. Paşa Halep’in kuzeyinde İskenderun önlerinde bir savunma hattı oluşturduktan s. KURTULUŞ SAVAŞI’NIN ÖN HAZIRLIKLARINA BAŞLAMIŞTIR.

ATATÜRK, ADANA’DAN İSTANBUL’A DOĞRU HAREKET ETMEDEN ÖNCE İLK KURTULUŞ PLANLARINI YAPMIŞ VE DİRENİŞİN İLK HAZIRLIKLARINI BAŞLATMIŞTIR.

Güney cephesinin oluşmasını Atatürk’ün Adana’daki toplantıları ve desteği sağlamıştır.. KURTULUŞ SAVAŞI SAMSUN’DAN ÖNCE ADANA’DA BAŞLAMIŞTIR.

Mondrosun beşinci gününde Osmanlı başbakanbarıştan bahsetmektedir Atatürk ise ORDULARDAN SAVAŞLARDAN TÜRKLERİN KURTARILMASINDAN bahsetmektedir.

Fakat millet nerede? Ordu nerede? Milet çökmüştür, açtır, perişandır. Yaralı da değil ölüm halindedir Hele harbin adını işitmek bile istemez.

Türklerin, adını sanını bile duymadıkları cephelere yılardan beri yolladıkları çocuklarından geriye dönen yoktu.
ANCAK BU CEPHELERDEN BİR ADAM GERİ DÖNÜYORDU M.KEMAL MİLLETİN ÜZERİNE ÇÖKEN KARA BULUTLARI DAĞITMAK İÇİN GELİYORDU

Atatürk Saray ve Genel kurmay'ın "SİLAHLARI İNGİLİZLERE TESLİM ET ASKERİ TERHİS ET" Emrine uymuyor kendi iradesiyleAskeri görevlendiriyordu.

ATATÜRK ELİNDEKİ ASKERLERİ JANDARMA SINIFINA GEÇİREREK GÜVENDİĞİ SUBAYLARLA BİRLİKTE MİLİS KUVVETLERE YARDIMCI OLMAK ÜZERE GÖREVLENDİRİYORDU.

ANTEP VE CİVARINDAKİ HALKA GİZLİCE SİLAH DAĞITANVE HALKI ÖRGÜTLEMEYE BAŞLAYAN ATATÜRK, MARAŞ VE ANTEP SAVUNMALARININ TEMELİNİ ATMIŞ OLUYORDU.

GERÇEKTEN DE ATATÜRK’ÜN GİZLİCE İÇ VE GÜNEY ANADOLU’YA DAĞITTIĞI BU SİLAHLAR, ÖZELLİKLE GÜNEY CEPHESİNDEKİ ÇATIŞMALARDA ÇOK İŞE YARAMIŞTIR.

ANTEP VE MARAŞ DİRENİŞİN ALTINDA DA ATATÜRK’ÜN GİZLİ ÇALIŞMALARININ DAĞITILAN SİLAHLARIN DESTEK GİZLİ BİRLİKLERİN GAYRETLERİ VARDIR.

EĞER BU BİRLİKLER OLMASAYDI KÜÇÜK BİR ŞEHİR KENDİ NÜFUSUNUN İKİ ÜÇ KATI FRANSIZ ASKERİNİ NASIL YENECEKTİ ?

ANTEP VE MARAŞTA ATATTÜRK'ÜN HAZIRLADIĞI BİRLİKLER KUŞATMA HALİNDE BEKLEMİŞ BİR PLAN DAHİLİNDE İÇERİDEKİ KUVVETLERLE DÜŞMANA SALDIRILMIŞTIR.

FRANSIZLAR HER İKİ ŞEHİRDE DE BÜYÜK BİR SALDIRI İLE KARŞI KARŞIYA KALMIŞTIR. BU ÖYLESİNE BİR SALDIRIDIR Kİ KAÇARKENBİLE KAYIPLARI 11.000'DİR.

EĞER ZAMANINDA TEDBİRLER ALINMASA HALK SİLAHLANDIRILMASA EĞİTİLMESE VE GİZLİ BİRLİKLER ŞEHİRLERİN ETRAFINDA PUSUDA BEKLEMESEYDİ NE OLACAKTI?

BİR KIVILCIM BEKLENİYOR VE BÜTÜN HALK HAZIR ASKERLERİMİZDE DAĞLARDA KUŞATMA HALİNDE BEKLİYORLAR.

BİRDEN SALDIRI BAŞLATILIYOR DÜŞMANIN SAYISI 18.000 ŞEHRİN NÜFUSU 6.000 6000 KİŞİ NASIL 18000 FRANSIZ ASKERİNİ YENECEK ?

TABİİ Kİ ASKERİ KUVVETLER DÜNYADAN GİZLENDİ ANCAK FRANSIZLAR ÇOK AĞIR KAYIP VERDİLER ÖYLESİNE KORKTULAR Kİ ANADOLU'DA DURAMADILAR.

GEÇTİKLERİ DAĞLAR SARP KAYALIKLAR VE BUZLARLA KAPLIYDI YOLLARDA DONARAK VE AĞIR KIŞ KOŞULLARINDA ORDUNUN %80'İNİ KAYBETTİLER.

Daha Mondros ilan edildiği kendisine tebliğ edildikten 4 gün sonra M.Kemal Paşa Adana Antep Tarsus Mersin Urfa Maraş ileri gelenlerini toplar.

Direniş

Atatürk’ün Adana’da “ANADOLU DİRENİŞİ” konusunda görüştüğü aydınlardan eri gelenler şunlardır: "Ramazanoğlu Suphi Paşa, Ramazanoğlu Kadri, Nalbantzade Ahmet Efendi, İbrahim Rasıh, Ramazanoğlu Hoca Mücteba, Bağdadizade Kadri Efendi, Gergerli Ali Efendi, Mısırlızade Av.Ahmet Ef.

Görüşmeler sonrasında Atatürk’ün isteği doğrultusunda Torosların Gülek Boğazı bölümüne ve Misis’e istihkâmlar yaptırılmıştır

ATATÜRK, 

“DİRENİŞ” DÜŞÜNCESİNİ BENİMSEYEN KİŞİLERİ 8 KASIM 1918’DE ŞAKİR PAŞA’DAKİ ALİYE HANIM’IN (YERDELEN) EVİNDE TOPLANTIYA ÇAĞIRMIŞTIR
ATATÜRK’ÜN YÖRE EŞRAFIYLA YAPTIĞI BU TOPLANTI KURTULUŞ SAVAŞI’NIN İLK SOMUT ADIMLARINDAN BİRİDİR MİLLİ MÜCADELE BU BİNADA KARARLAŞTIRMIŞTIR”

Aliye Hanım’ın evinde "Fırka Komutanı Nihat (Anılmış) Paşa (Daha sonra 2. Ordu Komutanı), Ceyhan Askeri Fırka Komutanı Remzi Bey,"++ Ramazanoğlu Kadri, İsmail Safa (Özler), Mücavirzade Mustafa Efendi, Merkez Ko-mutanı Hulusi (Akdağ) ve diğer bazı kişiler…

Atatürk “ŞİMDİDEN TEŞKİLAT KURUN, UYGUN YERLERE SİPERLER KAZIN, GEREKEN SİLAH VE MALZEMEYİ BEN TEMİN EDECEĞİM…” der Mücadele başlamıştır

Atatürk Samsun’a çıkmadan 6 ay önce, 8 Kasım 1918’de Anadolu direnişini Adana’da örgütlemeye başlamıştır.

Mustafa Kemal toplantılarda vatanın nasıl kurtarılacağına dair bir strateji oluşturmuş ve bu stratejiyi zamanla daha da geliştirmiştir.

Mustafa Kemal Paşa toplantılarda " TÜRKLERİ YOK ETMEK İSTİYORLAR"demektedir devamla."TÜRKLERİN KURTARILMASI GEREKTİĞİNİ" söylemektedir.

ATATÜRK,SALONDA İKİ SIRA HALİNDE DİZİLMİŞ OTURAN GRUBUN ARASINDA,DÜŞÜNCELİ,AMA KARARLI BİR YÜZ İFADESİYLE GİDİP GELİRKEN ŞUNLARI SÖYLEMİŞTİR.



Atatürk :

 “EVET, EVET… BU TOPRAKLARDA DÜŞMAN ÇİZMESİ GEZEMEYECEK VE BU MİLLET ESİR OLMAYACAK, OLMAYACAK, OLMAYACAK!!" 
-İŞTE BU TÜRK ATATÜRK



Prof. Dr. Stanford Shaw,“İŞGALİN İLK GÜNLERİNDE MUSTAFA KEMAL ADANADAN DİRENİŞ BAŞLATMIŞTI” diyerek Atatürk kurtuluş Sav. Baş ileri sürmüştür.

C.Abbas Gürer anılarında "ATATÜRK’ÜN KAFASINDA DİRENİŞ BAŞLATMA DÜŞÜNCESİ HALEP’TE (1917) ÇIKMŞ ADANA’DA VE İSTANBUL’DA (1918) BİÇİMLENMİŞTR"

Kâzım Karabekir adına yayınlanan kitaplarda söylenenlerin çoğu yalandır Kazım Karabekir'in ağzından çıkmış gibi yazılıp yayınlanmıştır.







Nitekim Kazım Karabekir 21 Mayıs Mayıs 1933 Günü yaptığı röportaj da şunları söylüyor:

Böyle iddialarda nasıl bulunabilirim ki, Milli Mücadelenin başından o en sıkıntılı buhranlı günlerden Kurtuluş savaşının sonuna büyük zafere ulaşıncaya kadar Mustafa Kemal'i Önder bilerek ona bütün varlığıyla bağlı ve yardımcı kalanların başında ben vardım"
K.Karabekir



Karaber Paşa devamla "Lâkin Atatürkle aramıza giren nereden gelip, nasıl aramıza katıldığı belli olmayan tufeylilere gelde bunu anlat"

"Bir zamanlar Halifeci,Mürteci dediler.Bunlar bizim Padişahı veSaltanatı devirmek irticaın kökünü kazmak mücadelesine atıldığımız günlerde Vahidettin'in elini eteğini öpenler şimdi bizi Atatürk'le karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar."
 (K.Karabekir)


Benim hiçbir iddiam yok. Harbiyeden çıkıpta,memleket hizmetine girdiğim günden beri üzerime düşen bir takım görevleri yerine getirdim.

Karabekir devamla "Ben Erzurum'da Kolordunun başında bulunduğum zaman Atatürk'e her zaman önderimizsin bütün kuvvetlerimle emrindeyim" dedim.

 "Ah! Bütün bunları ortadan kaldırmanın bir tek çaresi var.Mustafa Kemal Paşa ile şöyle beş on dakika yüz yüze konuşmak"
K.Karabekir


Menfaatlerini (Atatürk'le) aramızı açmak için kullanan tufeyliler böyle konuşmaya mutlaka mani olmak için kim bilir neler yapıyorlar .

Bana Atfen neler uyduruyorlar."( Feridun Kandemir Kazım Karabekir'in yakılan hatıralarının iç yüzü s.80-84)
Kazım Karabekir gazetelerde yayınlanan hatıralarında, kitaplarında Mustafa Kemal aleyhinde yazılanları inkar etmektedir.

Karabekir'in "M.Kemal Paşayı Şişli'deki evinde 11 Nisanda Şark'a davet ettim, Milli mücadele fikri benden doğmuştur"iddiası gerçek dışıdır.

Karabekir'in "Ziyaret ettiği doğrudur. Atatürk'ü iknaya çalıştım ancak harekete geçiremedim" şeklindeki iddialar gerçek dışıdır.

Nitekim A.F.Cebesoy anılarında, "20 Aralık 1918'de İstanbul'da Şişli'deki evde, M.Kemal'le birlikte kararlaştırdıkları" esasları açıklıyor.

"R.Orbay ise Bekirağa Bölüğünde ziyaret ettikleri Fethi (Okyar) Beye, M.Kemal'in Anadolu'da uygulayacağı programı açıkladığını" belirtiyor

22 Ocak 1921 tarihinde, Meclis'te, Bursa Milletvekili Şeyh Servet Efendi Kazım Karabekir'i "Komünizim propagandası yaptığı"şeklinde suçlar.

TBMM'de Atatürk Savunması

TBMM gizli celse başlamıştı Hüseyin Avni Bey,Karabekir Paşa'yı önemli delillerle "Bolşeviklik"le suçluyordu aleyhte karar çıkmak üzereyken Mustafa Kemâl, ayağa kalkıyor meclisi süzüyor ve sonra kürsüye çıkıyor. Bakışlarıyla restini koyuyordu.

Önce komünizmin zararlarını ve uygulanabilirliği bulunmadığını anlatıyor ve Ruslarla ilişkileri tamamen koparmanın mahzurlarını sıralıyordu

Mustafa Kemal Paşa gürleyen bir sesle •

"Mustafa Suphi'yi, Doğu'da Hüseyin Avni Bey'den önce ortaya çıkaran Kazım Karabekir Paşa'dır"
Bu durum, memleket ve millet için yararlı bir siyaset sağlamak içindir. Gerçekte Komünist ve Bolşevik olduğu için değildir.
Biz değiliz efendiler. Herkesten önce yaptığı akıllıca bir planla harekete geçen Kâzım Karabekir Paşa'dır
Bilmem Bolşeviklere eğilimliymiş, Mustafa Suphi'nin bilmem nesiymiş.. Herkesten önce önlemler alan Kâzım Karabekir Paşa'dır
Kâzım Karabekir Paşa'nın Komünist eğilimlilere karşı Bolşevik görünmesi doğru olabilir.

Hüseyin Avni Bey'in"Bir heyet gönderin tersi çıkarsa namussuzum" diyerek Karabekir Paşa hakkında ağır kararların alınması ile ilgili talebi Mustafa Kemal Paşa'nın kararlı cevabı ile son buluyor Kazım Karabekir Atatürk'ün desteğiyle kurtuluyordu

İsmet Bozdağ'ın Kitabı-Uydurmalar

İsmet Bozdağ Paşalar Kavgası diye bir Kitap yazıyor ve Kapağa baktığınızda Kitabı yazanın Kazım Karabekir olduğunu sanıyorsunuz.

Kitabın iç sayfalarından birinde küçük bir şekilde "Düzenleyen İsmet Bozdağ" yazıyor.

Mübarek sanki 66 sene önce hakkın rahmetine kavuşan Kâzım Karebekir'in dizinin dibine oturmuş ve o söylemiş bu düzenlemiş yazmış !

Bir başkası bu kitapla ilgili alıntı yaparken "Yazan Kazım Karabekir" diyor.

Önce sahte kaynaklar üretiyorlar sonra bu kaynakları delil olarak göstererek Gayri Resmi Tarih yazıcılığı yapıyorlar.

Kâzım Karabekir İsmet İnönü'nün yakın dostudur. İnönü'nün mektubu, Kazım Karabekir tarafından sonradan kamuoyuna açıklanmıştır.

İnönü Amerikan mandasının en uygun çözüm olduğunu belirttiği mektubunda İstiklal mücadelesine olan tepkisini dile getiriyor:

İnönü :"..Sen Erzurum'a giderken korkuyorum ki seni bir şeye karıştıracaklar demiştin. Evimden dışarı çıkmadım ve hiçbir şeye karışmadım."

İnönü, Anadolu'ya silah ve cephane gönderebileceğine ilişkin bir söylentiye de kızmış, "hiç öyle şey yapar mıyım" diyor.

Anadolu'ya silâh ve cephane giderse ben gönderirmişim, Adil Bey'in kanaati bu... Merhumun her bildiği böyle ise .." diyor

BURADAN ANLAŞILAN O TARİHLERDE İSMET İNÖNÜ VE KÂZIM KARABEKİR ANADOLU'DA YAPILACAK BİR HAREKETE KARIŞMAK NİYETİNDE OLMADIKLARIDIR.
İNÖNÜ'NÜN ELİNDEKİ MEVKİYİ BU YÖNDE KULLANMA NİYETİ SÖZ KONUSU DEĞİL.

Mektubun tam metni için bkz. Falih Rıfkı Alay: Çankaya - Atatürk'ün Doğumundan Ölümüne Kadar, İstanbul, 1969, s. 193-194

Karabekir Paşa İnönü'ye sakın bir şeye bulaşma şeklinde nasihatta bulunuyor oda bulaşmıyor ve Karabekir'e yazıyor.

Karebekir bu mektupları açıklarken aynı zamanda kendisinin de savaşmak niyetinde olmadığı ortaya çıkıyor.

KARABEKİR DAHA SONRA KURTULUŞ SAVAŞINA KATILIYOR ATATÜRK'E HİZMET VERİYOR ANCAK BAŞLANGIÇTA NİYETİ BU DEĞİL.

BU SEBEPLE KAZIM KARABEKİR'İN İSTİKLAL SAVAŞI FİKRİ BENDEN ÇIKTI DEMESİ YALANDIR NİTEKİM 21 MAYIS 1933 DE YALANLIYOR.

Arkadaşlar Kazım Karabekir'i "Padişahçı, Siyasi ümmetçi"bir paşa olarak gösteriyorlar. Siyasi hataları vardır ancak Paşa bunu inkar etmektedir


Terakkiperver Dönemi

Karabekir Terakkiperver cumhuriyet fırkası Başkanlığı sırasında yaptıkları ile Atatürk'e ianet etmiştir
Şüphesiz Kazım Karabekir Paşa Mili Mücadelenin Atatürk’ten sonraki en önemli kahramanlarından birisidir.

Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrasının kurucuları ise eski mandacılar, saltanatçılar, hilafetçilerdir.

Ancak, ilginç olan partinin programıydı. Hele programın bazı maddeleri ilginç olmaktan da öteydi. AKP programından bile öteydi.

Gerçekten de, programın 32.maddesinde “iç, dış ve transit ticaretin kayda bağlı olmaksızın serbest olacağı” ön görülüyordu.

Sadece bu madde Cumhuriyetin kurulduğu anda bile ülkenin açık pazar durumuna getirilmek istenmesinden başka bir anlama gelemezdi.

Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrasının programı 33. maddede sanayinin kalkındırılması için gümrük indirimi yapılacağı belirtiliyordu.

Aklını yitirmemiş hiç kimse, Milli sanayinin kalkındırılması için gümrük duvarlarının önemini hele o günkü koşullarda bilir.

Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrasının programı 42. maddede ise önce ülkenin yabancı sermayeye muhtaç olduğu belirtiliyor 41.madde yabancı sermayeye iyi davranarak ülkeye getirilmesi gerektiği kaydediliyor ülkeyi yabancılara açmayı hedefliyordu.

Öte yandan, Emperyalizmin işbirlikçilerinin öne sürüp durdukları Osmanlı da bile reddedilen Yerel yönetim isteniyordu.

bunun bir adım ötesi ise Özerklikti Emperyalizmin bütün ihanetlerle 90 yılda katettiği mesafeyi Karebekir 1 yılda emperyalıstlere sunuyordu.

Kazım Karabekir bu işbirlikçi faaliyetin de önderi konumundaydı. Nitekim bu parti Atatürk'ün öldüğü gün sanki iktidara geldi.

Atatürk döneminde ihanete bulaşan ve yönetim dışı bırakılan işbirlikçi taifesine mensup dönme devşirme, azınlık şuuruna sahip Mandacılarla devşirme ve devşirme zihniyeti taşıyan 1700 kişi İsmet İnönü tarafından verilen dev birkabul töreni ile bir araya getiriliyordu.

Lozan'la ve Cumhuriyetle elde ettiğimiz milli kazanımlarımız yabancılara peşkeş çekilmeye başlanıyordu



Milli Mücadele -Yargılamalar - Düşünceler

Kazım Karabekir Kahraman bir komutandır yaptığı yararlılıklar büyüktür Kurtuluş Savaşında ki yararlılığı tartışılmaz destandır.

Ancak Atatürk bunları sürüklemiştir hepsi ona inanmışlar onunla yürümüşler onunla başarılı olmuşlardır.
Ancak insanların bazen hırsı aklının önüne geçiyor hatalar yapıyor Kazım Karabekir ve paşalar asılmadıysa Atatürk'ün payı vardır.

Eski Maliye Bakanı Cavit asıldıysa onda da Atatürk'ün payı vardır Atatürk savaşın geleceğini gelmekte olduğunu görmüştür.

Sofya da Ateşimiller iken Osmanlının en az 4 yıl buğday ihtiyacını karşılayacak ön anlaşma yapmış İstanbul'a gelmiştir.

Maliye Bakanı Cavit'e bu konuyu ehemmiyetle anlatmasına rağmen ters bir cevap almış Tren istasyonunda indiğinde arkadaşlarına halkın yaşayacağı açlığı sefaleti anlattıktan sonra "BU ADAM ASILMAYI HAK ETTİ" demiştir.

Karabekir kullanılıyor"İstiklal savaşını kazanan zihniyet Padişahçı ve Siyasi ümmetçi idi. Atatürk ihanet ederek idareyi ele geçirdi"deniyor.

Halbuki Kazım Karabekir paşa tutucu muhafazakar, kendine atfedilen bir kişiliğe sahip değildir.
Paşa Hergün mutlaka önce Keman sonra piyano çalardı.Ancak özellikle batı müziği parçalarını sever ailesiyle birlikte parçaları seslendirirdi.

Kazım Karabekir ilk gençlik yıllarından beri hürriyet tutkusu ile silaha sarılmış milliyetçi bir subaydır. Türktür Türkçüdür.

Abdülhamit yönetimine karşı gizli örgütler kuran 31 mart vak’asında derviş Vandet-i ayaklanmasına karşı mücadele vermiştir.

Hareket orusunda yüzbaşı rütbesiyle Abdülhamit’in sarayını kuşatan, irtica’yı en büyük suç sayan Karabekir Paşadır.

Harp akademisinde sosyalist kitaplar okuyan ,”Doğu ve batı uygarlığı yoktur tek uygarlık vardır” diye düşünen Karabekir paşadır.

1920’lerde miladi takvime geçilmesini öneren, medreselerin kapatılmasını öneren, Arap etkisinden kurtarılmasını isteyen Karabekir paşadır.

Bir batılı aydın gibi yaşayan okuyan yazan Osmanlı yönetimine ilk başkaldıran paşalardan biriside Kazım Karabekir paşadır.

Kızı “Bizim evimizdeki işçi kadın kara çarşaf giyerdi.Babam'Bu çarşafı bir daha giyersen onu yırtarım'dedi Annemin mantosunu verdi"diyor.

Kızı Hayat Hanım “Babam dine inanırdı.Dini bir yobazlık şeklinde sömürü aracı olarak kullananlara kızardı namaz kılmaz oruçta tutmazdı"diyor.

Eşi iclal hanım başını örtmez, Paşa o dönemin yetiştirdiği çoğu paşalar gibi içki kullanır rakıyı sevmez genelde şarap veya bira içermiş.

Milli mücadelenin başında Karabekir Paşa sürekli doğuda mücadele verilerek hareketin batıya yayılmaması düşüncesinde idi.

Karabekir Paşa Sivas kongresine gönderdiği telgrafta Sivas’ın doğusuna geçilmesinin hatalı olduğunu söylemiş diretmiştir. Tedbirlidir.

Mustafa Kemâl Paşa "Memleketi şark ve garp diye ikiye ayırmak doğru değildir. Vatanı bir kül olarak mütalaa etmelidir"demiştir.

Şüphesiz Kazım Karabekir Paşa Mili Mücardelinin Atatürk’en sonraki en önemli dört kahramanından birisidir.

Ancak Karabekir Paşa'nın İslamcı olduğu bu sebeple Atatürk ile ayrı düştüğü gibi iddialar tamamıyla yalandır.
Kazım Karabekir ile hiç bir ilgi ve alakası olmayan yalanlar icad ederek Atatürk düşmanlığı yapılması ucuz ve çirkin bir provokasyondur.


İstiklal Savaşı Fikri Kazım Karabekir’den mi Çıkmıştır? -Taner Ünal Reviewed by Türk Asya on Perşembe, Haziran 05, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.