Atatürk ve Batı 1

ATATÜRK VE BATI

     Türkiye’yi Batının kontrolüne sokan satılmışlar “Atatürk Batıcıydı biz Atatürk’ün ilke ve hedeflerini gerçekleştirdik” diye milleti uyuttuklarını sanıyorlar. Halkın kafasını karıştırarak, Türkiye’yi tek yanlı olarak Batıya bağlarken, sanki Atatürk Türkiye’nin sömürgeleşmesine karşı savaşmamış da Türkiye’nin sömürgeleşmesi için savaşmış gibi yansıtmaya çalıştılar. Atatürkçülük böyle istedi diyerek Batının sömürgeci anlayışı Türk milletine pazarlanmaktadır. Bu şarlatanlar “Batıcılık Atatürkçülüktür” diyorlar.

     “Batıcılık Atatürkçülüktür” diyenlerin kim olduğunu incelediğinizde karşınıza Batı’nın içimizdeki işbirlikçisi konumundaki sermaye çevreleri, Kürtçü Feodal Yapının uşakları, Milliyetçilik yapıyormuş gibi görünerek Türk milletini esarete mahkum etmek isteyen Milliyetsizler, taktıkları din maskesi ile Türk çocuklarını milletine milliyetine düşman etmek isteyen vatan hainleri  çıkıyor.

     Atatürk din bezirganlarına da, bölücülere de, Türkiye’yi sömürgeleştirmek isteyen çok uluslu şirketlere ve uzantılarına da karşı savaşmıştı. Atatürk’ün yaptığı savaş emperyalizme karşı şerefli bir direnişti. Meclis’teki konuşmaları, döneme damgasını vuran yayınları incelediğinizde yapılan mücadelenin uluslararası emperyalizme karşı yapılmış bir mücadele olduğunu görürsünüz. Kapitülasyonları yırtıp atan Lozan Antlaşması, Türkiye’yi Sevr’den bağımsızlığa taşıyan bir belgeydi. Şimdi Atatürk’ün kurduğu bağımsız Türkiye tekrar Lozan’dan Sevr’e yeni kapitülasyon anlaşmalarıyla taşınmaktadır. Dolayısıyla bugün bir Atatürkçülük kandırmacası vardır. Atatürkçülük adı altında Türkiye’yi tek taraflı bağlayan antlaşmalar halkı kandırarak gerçekleştirilmektedir. Büyük sermaye,sözde milliyetçiler, bölücüler ve kökü dışarıda bulunan cemaat ve tarikatlar ortaklık halinde bu oyunu yürütmektedirler.
Bakın Atatürk Konya Türk Ocağında Gençlerle yaptığı konuşmada Türkiye’nin parçalanmasıyla ilgili meydana gelen hadiseleri anlattıktan sonra Emperyalist Batı’yı kastederek şunları söylüyor :

“Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen bütün ef’al ve harekatımızla gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin şikarıdır."
"Mevcudiyeti Milliyemize düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı bir Türk şairinin dediği gibi, (Karşı duvardaki levhayı işaret ederek)‘Türküm ve düşmanım sana, kalsamda bir kişi!’ diyelim. Düşmanlarımıza bu hakikati ifade ettiğimiz gün, kanaatimize, mefkuremize, istikbalimize yan bakan her ferdi düşman telakki ettiğimiz gün, milli benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, milletin önüne dikilecek her haili derhal devirdiğimiz gün, halası hakikiye vasıl olacağız”.[1]

     Atatürk, “Ulusal egemenliğe dayanan Tam Bağımsız Milli Devlet”i kurmuştur. Türkiye kalkınmış, Türk milleti zenginleşmiş, ülkemiz muasır medeniyet çizgisini yakalaşmıştır. Kapitalizm ve küreselleşmenin hedefi dünyadaki “Milli devletleri” yok ederek yerine farklı dillerin, farklı kültürlerin türetildiği Irak örneğinde olduğu gibi karmaşanın ve çözümsüzlüğün hakim olduğu, kan ve göz yaşının aktığı, bombaların patladığı insanların öldürüldüğü bir yapı oluşturmaktır.

     Atatürk  Batı’yla kurulan ilişkilerde hep ölçülü davranmış ve onunla bağımlılık doğuracak hiç bir ilişkiye girmemiştir. 1919 yılında Batı’nın manda ve himayesini kabul etmek isteyenler için; 

“Ahmaklar memleketi Amerikan mandasına, İngiliz koruyuculuğuna bırakmakla kurtulacak sanıyorlar. Kendi rahatlarını sağlamak için bütün bir vatanı ve tarih boyunca devam edip gelen Türk bağımsızlığını feda ediyorlar”[2]

diyerek manda önerilerini kesin bir biçimde reddediyordu.
Atatürk’ ün  Avrupa ile ilgili olarak ifade ettiği sözler Batı’ya bakış açısının en güzel örneklerinden birisidir:

“Avrupa ile Türkiye birbirine karşı durumdadır. Bizi aşağı olmaya mahkum bir halk olarak tanımakla yetinmemiş olan Batı, yıkılmamızı çabuklaştırmak için, ne yapmak lazımsa yapmıştır.”[3]





[1] Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri II, Konya Gençleriyle Konuşma, 20 Mart 1923, Sayfa 147
[2]  “Milli Kurtuluş Tarihi”, Doğan Avcıoğlu, İstanbul Matbaası 1974, 1 Cilt, sf. 265
[3] 27 Eylül 1923, Söylev ve Demeçleri, Cilt III, s. 63-65
Atatürk ve Batı 1 Reviewed by Türk Asya on Pazartesi, Haziran 23, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.