Avar Türklerinin Sanatı

Avar Türklerinin Sanatı

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu'nun " OSMANLILAR’DAN ÖNCE KUZEY KARADENİZ VE DOĞU AVRUPA'DA TÜRK SANATI" Makalesinden

      Doğu Avrupa'da Avar Türklerine ait birçok arkeolojik merkez ve bu merkezlerden çıkarılmış sanat eserleri ele geçmiştir. Avar mezarlarının bir kısmı kurganlı (kurgan) mezar olmakla birlikte çoğunluğu daha basit mezarlardan oluşur. 


     Kazı ve araştırmalar özellikle Macar bilim adamları tarafından gerçekleştirilmiş olup, buluntuların önemli bir bölümü Macar Milli Müzesi'nde muhafaza edilmektedir. 


     Macar milli müzesi ve depolarında bulunan eserlerin elde edildiği en önemli mezarlıklar arasında (araştırmacıların önem sıralamasına göre); Homokmegy-Halom Mezarlığı, Szebeny I-III Mezarlığı, Devavanya Mezarlığı, Szob Mezarlığı, Tiszaderzs Mezarlığı, Pilismarot Mezarlığı, Kiskörös Pohibuj-Macko-dülö mezarlığı, Kiskörös Cebe- puszta Mezarlığı, Kiskörös Szucsi-dülö Mezarlığı, Visznek Mezarlığı ve County Baranya bölgesindeki mezarlıklar belirtilebilir.


      Sözü edilen mezarlıklardan çıkan buluntulara baktığımızda bunların baskın oranda diğer Bozkır bölgelerindeki buluntularla büyük benzerlikleri olduğu görülmektedir. Eşyalar içerisinde kaba veya özensiz yapılmış olanları olduğu gibi bir sanat eseri niteliğinde olanları da bulunmaktadır. 


     Avar mezarlarında özellikle kemer toka ve plakaları (kabartma ve ajur- lu, altın, gümüş,demirden), döküm plakalar, küpeler (dekorlu, dekorsuz, değerli taş-cam kakmalı, altın, gümüş, bronz veya demirden, oval, dairevi veya fıçı ya da silindirik şekilde), boncuklar, göğüs çengelleri, bilezikler, gerdanlıklar, parmak halkaları, rozetler, çeşitli aletler (çekiçler, cerrah aletleri, silindirik ağzı kapanır keseler, kancalar, ağırşaklar, iğne kutuları, makaslar vs.), silahlar (ok uçları, yay, kılıç, bıçak, zırh parçaları vs.) ve elde ya da çömlekçi çarkında yapılmış kırmızı veya gri hamurlu, kimisi oldukça kaliteli ve dekorlu keramikler gibi çok çeşitli buluntulara rastlanmıştır.


     M.S. 6. yüzyılda Avrupa'ya gelen Avarlar, 560-68 tarihleri arasında Dinyeper-Dinyester ve Tuna havzasıyla Pannonia'yı fethettiler. 620 tarihlerinde Bizans ile Avarlar arasındaki savaşlarda alınan ganimetler ve Bizans vergilerinden oluşan altınlar Avar mezarlarında karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle bir kısım Avar mezar buluntuları Bizans sanatı kapsamında değerlendirilebilir. Bunlar sikkeler, bir kısım kemer tokaları, broşlar, tabaklar ve Hıristiyanlık ile ilgili nesnelerden meydana gelmekteydi. 


      Avar kağanlarına veya hükümdar ailelerine ait olduğu düşünülen bazı mezarlar vardır. Bunlar Macaristan'da Kunszentmiklos Kunbabanyi' deki kağan mezarı, Bocsa'daki hanedandan birine ait mezar, Bekes, Kunagotai ve Szolnok bölgesindeki Kunmadarasi' deki mezarlar (kurgan) dır. Csongrad bölgesinde Csengele ve Csanytelek bölgesindeki mezarlar ise küçük bölgelerin yöneticilerinin mezarlarıydı. Bu mezarlar kurgan şeklinde idi; ancak pek çok sayıdaki Avar mezarlığında da görüldüğü gibi daha basit mezarlar çok daha yaygındı. Kurganlarda veya büyük mezarlardaki eşyalar öldükten sonra benzeri bir dünyada yaşayacaklarına inandıkları için Orta ve Iç Asya Türklerinde olduğu gibi silahlar, mücevherler, süslü elbiseler, aletler ile doldurulmuştur. Sıklıkla yiyecek kalıntıları da bu mezarlardan çıkarılmıştır. Orta ve Iç Asya kurganlarında olduğu gibi cesedler ahşap odalarda ve ağaçtan oyma lahit/tabutta gömülüyor ve bazen de bir evli çift, anne-çocuk veya tek başına gömülmüş olarak bulunuyorlardı. Tören elbiseler veya en güzel elbiseleri ile mezara konan cesetlerin kalıntıları arasında bu elbiselere (şahıslara) ait pandantifler, tokalar, kopçalar, kemer plakaları, zincirler vs. de ele geçmiştir. 


     626-631 yıllarına kadar olan dönemde büyük köy yerleşmeleri ortaya çıktı. Bu köylerde hem yurt tipi çadır ve hem de diğer malzemelerle yapılmış dörtgen evler de yer alıyordu. Bu döneme ilişkin pek çok Avar mezarında bu köylerle ilgili arkeolojik buluntular elde edildi. 


      Bir Orta ve Iç Asya icadı olan demir üzengi Avrupa'ya Avar süvarileri ile tanıtılmıştır. Üzengilerin bazen gümüş kaplama örneklerine rastlandığı gibi, bir çift altın kakmalı Avar üzengisi de bulunmuştu. Silahlar arasında özellikle kılıçlar çok kalitelidir. Karadeniz'in kuzeyinde 7. yüzyılda uzun Sarmat kılıçları yerini tek ağızlı kılıçlara bırakmış olmakla birlikte, tipik eğri kılıçlar da daha az oranda da olsa kullanılmıştır. 


       Mızraklar da Hunlardakinden daha ağır idi. Onlardan başka kemikle desteklenmiş yüksek etkili refleks yayları da etkili bir silahtı. Bu yaylar Hunların getirdiği yayların gelişmiş, daha büyük ve uzun menzilli şekilleriydi. Yayların kemik eklentileri ve bunlarla atılan iri demirden üç köşeli ve tutaklı ok uçları günümüze gelebilmiştir. Bunun dışında deri zırhların sıklıkla kullanıldıkları anlaşılıyor. Ayrıca bu zırhların göğüs kısımlarında demir levhalardan yapılmış göğüslükler kullanıyorlardı. Değerli madeni eserleri elbiseler üzerinde kullanma yaygınlaşmıştır ama bunlar erken dönemin az değerli madeni parçalarından sayıca daha azdır. Elbise üzerine takılan parçalar, saç örgüsü süsleri (hem kadın hem de erkekler için), fibulalar, tokalar vs. yanında cesed örtülerinde veya tabutlar üzerinde kullanılan altın plakalar devrin Avar mezarlarından sıklıkla elde edilmiş maden sanatına ait önemli buluntulardandır. 


      Aynalar, gönderlerin ucuna veya çadır direğine takılan hayvan biçimi
de yapılmış (töz) tepelikler de sıkça rastlanan madeni eserlerdendir . Bazı araştırmacılar ünlü Nagyszentmiklos hazinesi eserlerini geç Avar devri sanatına (sekizinci yüzyıl sonu) ait parçalar olarak gördüğünden dolayı bunların en değerli Avar buluntuları olduğunu ifade ederler ancak biz bunların büyük ihtimalle Peçenek Türklerine ait olduğunu düşünüyoruz. 

Avar sanatında hayvan üslubunun devamı olmak üzere, hayvan tezyinatının yaygın olduğunu görüyoruz. Erkek kemerlerinin süslemelerinde 8. yüzyılın başından itibaren kanatlı grifon ve kıvrık dal (sarmaşık) süslemeleri bütüncül bir şekilde yer almıştı. Bunun yanında sanat eserlerinde, palmet ve lotus motifli bitki süslemeleri de bulunmaktaydı. Çeşitli hayvan figürleri, mitsel içerikli figürler, bitkisel süsleme unsurları hep benzeri örnekler halinde ama çeşitlemelerle bize sunulmaktadır. Bu süsleme unsurları stilistik bakımdan geç Orta Asya buluntularıyla ilişki göstermektedir. Tavşanlar, vahşi erkek domuzlar, avcı kuşlar, köpekler, arslanlar, su kuşları, balıklar ve bunlardan daha önemle ele alınmış olarak atlar yaygın bir biçimde kimi av sahneleri ile ilgili olarak karşımıza çıkmaktadır. Av sahnelerinin en güzel örneklerinden birini Klarafalva kemeri üzerinde görüyoruz. Hayvan üslubunun en yaygın konularından olan “hayvan mücadele sahneleri” de Avar eserlerinde karşımıza çıkmaktadır. Avar sanat eserlerinde insan figürü de yaygın olarak görülebilmektedir. Bunlar Avar göçleri esnasında ortaya çıkan efsanelerin kahramanlarını veya beyleri gösteriyordu. Üslup ve konu olarak Orta ve Iç Asya ile uyuşuyorlardı. 

      Insan tasvirlerinden ve mezarlarda bulunan kalıntılardan Avar erkeği ve kadını hakkında da epeyce bilgi elde edilmiştir. Paleontolojik buluntular onların fizyolojik bakımdan çeşitliliğe sahip bir toplum olduğunu gösteriyor. Çoğunluk Mongoloid tip veya ona yakın tiptedir. Bunlar geniş yüzlü, kısa veya orta boylu, koyu kahverengi saçlı ve kahverengi gözlüdür; ama birçoğu da açık renk saçlı, mavi veya gri gözlü, açık tenli, çıkıntılı burunludur. Erkek boyu ortalama 1.65 m, kadının boyu 1.55 m dir. Boylar geç Avar devrinde başka topluluklarla karışmalar neticesinde 6 ila 8 cm artmıştır. Erkeğin ömrü 38 - 40 kadınların ki ise 36-38 yıldır. Bizans kaynakları saçlarının genelde uzun olduğunu ve kurdelerle örülmüş veya bağlanmış olduğunu anlatmaktadır. 


      Orta ve Iç Asya elbiselerinde olduğu gibi kaftan ve yumuşak deriden yapılmış çizme veya geniş tabanlı kayış şeritlerle bağlanmış ve metal plakalarla dekorlanmış ayakkabılar giyiyorlardı. Kemer, silahlar, elbise takıları, gerdanlıklar, fibulalar, düğmeler , tokalar ve başlıklar bu kıyafeti yerine göre tamamlıyordu. Eski Yugoslavya'da Nosa'da bulunan kemik oyma üzerindeki tasvirde saçların örülmüş ve sarkar veziyette ele alındığını görüyoruz. Bu şekilde örülmüş uzun saçlar bütün Türk devirlerinde yaygın olarak karşımıza çıkmaktaydı. Avar sanat eserlerinin önemli bir grubu eski Türk inançlarını (Gök-Yer-su/Atalar dini ve Şamanizm) yansıtan eşyalardan meydana gelmektedir. Örneğin eski Yugoslavya'da Mokrin köyü cıvarında bulunan bir kemik kap üzerindeki dünya ağacı tasviri kozmolojik ve mitolojik tasavvurlarla alakalıdır.
Avar mezarlarında kemik (örn. iğne kutuları, taraklar vs ve ayrıca yüksükler, tokalar, kavanozlar, eyer kaşlarında çeşitl kemik oymalar) buluntular ve deri, tekstil ve ağaç malzemelerdenyapılmış eşyaların bazı parçaları da ele geçmiştir. Bunların bir kısmı müzik aletleridir. Kemikten yapılmış kavallar yanında takırdayan çalgı aletleri de vardı. Kemik nesneler üzerinde yer alan runik harfler onların Göktürk alfabesini kullandıklarını gösteriyor. Avar eserlerinin yaygın olarak mezarlardan çıkarılan ve en büyük gruplarından birini ise keramikler oluşturmaktadır.


Ayrıca:
http://goo.gl/tC4LHH
http://goo.gl/m5f6Zj
Avar Türklerinin Sanatı Reviewed by Türk Asya on Pazar, Mayıs 25, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.