Hazar Çalışmaları


HAZAR ÇALIŞMALARI
Prof. Dr. Saadettin GÖMEÇ

• Tarihteki bütün Türklerin herhangi bir teşkilata girmedikleri zaman “Tölös” diye adlandırıldılar

• Türk etnik gelişimi iki kol halinde temayüz etmiştir. Bunlar, Oguz ve Kıpçak’tır.

• İdil bölgesindeki Türk varlığının Milattan .önceki çağlardan itibaren olduğunu biliyoruz. Bunun bir sonucu olarak; Hunların batı kolları İskit ve diğer Ogur-Tölös kabileleri buralarda yurt tutmuşlardır.

Hun ve Kök Türkler çağında Hazar çevresinde ve Kafkasya’da görülen Hazarlar (Kasar), sonradan bir il yapısına sahip olup, büyük bir devlet de kurdukları gibi, 8. asırda Uygurların bir alt ailesi olarak da karşımıza çıkarlar.

İskitler, Hunların batıdaki sınır bekçileridir.

• Fikrimiz, Hun kabilesi olarak görülen Akatzirlerin, Hazarların bir bölümünü oluşturan Ak Kasarlar (Ak Hazar) olduğu yolundadır.

• Bu yüzden her hükümdarın altından tahtı, tacı, kadehi, kılıcı ve bir de kemeri vardır ki, bunun somutlaştırılmış şeklini Bilge Kagan’ın anıt mezarlığında gördük.

• Bize göre, kaganlığın dağılmasının başlıca sebebi, Kök Tengri Dininden farklı inançlara meyledilmesidir.

P.B.Golden, Hazar Çalışmaları, Çeviren E.Ç.Mızrak, Selenge Yayınları, Nu: 31, İstanbul 2006, 384 sayfa.

       Türk tarihi ve kültürü konusunda oldukça önemli bir bilgiye sahip, P.B.Golden’ın “Hazar Çalışmaları” adlı kitabı Türkiye Türkçesine aktarılarak, bu konudaki boşluk, bir parça da olsa doldurulmuştur. Eserin İngilizce baskısı Budapest 1980 senesinde, Bibliotheca Orientalis Hungarica serisi içerisinde, Akademia Kiado tarafından basılmış idi. Biz daha önce “Kök Türk, Uygur Türkleri Tarihi ve Kültürü” ile “Türk Kültürünün Ana Hatları” isimli eserlerimizde bu neşirden ilgili yerler için faydalandık.

     Kitabı Türk ilim camiasına ve kamuoyuna kazandıran Selenge Yayınlarını bu vesile ile tebrik ediyorum. Özellikle son yıllarda, adı geçen yayınevi yetkilileri yurt dışında Türk tarihi ve kültürüyle alâkalı yapılmış incelemeleri ve basılmış kaynakları Türkçeye aktararak çok mühim bir görevi yerine getirmişlerdir. İşte “Hazar Çalışmaları” da bunlardan birisidir.

       Türk tarihinin ve kültürünün araştırılması hususunda Doğu ve Orta Avrupa alanı maalesef zayıftır. Herne kadar Türkiye dışında bu sahadaki tedkikler, başta Macar Türkologlar tarafından yapılıyorsa da, Türkler bu konuda oldukça yavaştır. Genç nesil tarihçilerimizin belki de işin zorluğundan dolayı, sadece yakın dönem Türk tarihiyle ilgilenmeleri ki, bunda da Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi gelmektedir, bu alanın boş kalmasına sebep olmaktadır. Esasında Türk tarihçiliği son zamanlarda bir hız kazanmıştır. Yeni kurulan üniversiteler ve buralara bağlı olarak açılan Fen-Edebiyat ve Eğitim fakültelerinin Tarih bölümlerinde epeyce araştırmacı istihdam ediliyor. Bu arkadaşlarımız yüksek lisans ve doktora düzeyinde Türk tarihiyle, kültürü konusunda yeni yeni çalışmalara imza atıyorlar. Eskiye oranla şartlar da düzelmekte, ilim adamları çeşitli yollarla, kaynakların dillerinin konuşulduğu ülkelere daha rahat giderek, öğrenmekte ve yerinde araştırma yapabilmekteler. İşin başka bir tarafı, tarihçiler artık tercümanlık yapmaktan da kurtulmaktalar. Biraz evvelce de bahsettiğimiz üzere söz konusu kitapevi misalindeki gibi, bazı yayıncılar Türk tarihi ve kültürüne ait araştırma eserleriyle, kaynakları çevirterek, tarihçilere büyük kolaylıklar sağlıyorlar.

       Hazar Çalışmaları’nın dışında Türk tarihine ait başka kitapları ve makaleleri de bulunan P.B.Golden’ın bu eseri dört ana bölümden meydana geliyor.

I. Bölümde, Avrupa’da Hazar Öncesi Türk Akınları, Hunlar, Ogur Türkleri, Sabirler (Sabar), Avarlar, Kök Türkler, Bulgarlar, Bulgar Kültürü ve Kurumları, Bulgar Lisanı Üzerine Bir Not yer almaktadır.

II. Bölümde ise, Hazarlar, Hazarların Menşei Hususundaki Teoriler, Hazar Kaganlığı Tarihi, Sarkel ve Proto Mogollar işlenmiştir.

Kitabın III. Bölümünde, Hazar Kaganlığı: Halklar ve Kurumlar, İtil Bulgar Yurdu, Burtas, Kuzey Kafkasya, Kuzey Kafkasya Hunları, Alanlar, Hazar Kaganlığı, Hazar Yurdu ve Ticaret alt başlıkları bulunmaktadır.

IV. Bölümde de, Hazar Sözcükleri Listesi adı altında bir çalışmanın yapıldığını görüyoruz. Burada Arap, Grek, Ermeni, Gürcü, İbrani, Fars kaynaklarında Hazarlarla ilgili geçen birtakım özel adların üzerinde durulmuştur. Hazar tarihiyle alâkalı olarak anılan bazı kelimelerin telaffuzları, menşeileri vs. gibi konulara eğilinmiştir.

       Yazar bazı terimlerin izahında doğru tespitler yapmasına rağmen, çoğunda işin içinden çıkamamış ve zorlamalar ile pek çok Türkçe kelimeyi yabancı kaynaklara dayandırma yoluna gitmiştir ki, bu da bir eksikliktir. Dolayısıyla sayın Golden belgeler içerisinde boğuşup dururken, Türk kültürünün ve tarihinin özelliklerinden uzak kaldığını bir kez daha gösteriyor.

      Eserin sonlarında çeviren tarafından, İspanya’daki Emevi sarayında vezirlik yapan Hasday ibn Şaprut’un, Hazar kaganı Yusuf’a yolladığı mektubun tercümesiyle, Yusuf’un cevap yazısına yer verilmiştir. Evvelce de farklı yerlerde yayınlanan söz konusu mektupların buraya konulması, bizce gayet isabetli olmuştur. Çünkü haklarında ciltlerce yazılar kaleme alınan mektupların mahiyetlerinin ne olduğunu, en azından okuyucular öğrenecektir.

P.B.Golden, eserine kaynaklardan ve araştırma çalışmalarından oluşan bir Bibliyografyayı da eklemeyi unutmamıştır.

      Adı geçenin kitabının I. Bölümünde, Avrupa’da Hazar Öncesi Türk Akınları bahsinde, Türk devlet yapısı hususunda oldukça doğru bir tespitte bulunuluyor. Burada şöyle denmekte: Öyle gözüküyor ki, sürekliliğin sağlanması adına gerekli bütün niteliklere sahip olmalarına rağmen, Altaylı halkların göçebe devletlerinin tarihten silinişi de kuruluşları kadar hızlıydı. Bu tespit, aslında ne tamamen doğru, ne de yanlıştır. Devletler gerçekten ansızın tarihten siliniyorlardı, ama uruglar ve boylar içinde örgütlenen bodunlar varlıklarını muhafaza ediyorlardı. Uruglar ve boylar yeniden gruplanıyor, eski hanedan mensupları bulunarak yönetime getiriliyor veya bu mirası devralan yeni hanedan sülaleleri ortaya çıkarılıyor, birliğe yeni boylar dahil ediliyor ve yeni politik güç, genellikle yeni bir isimle bir anda doğuyordu. Halk kitlesi baki kalır, devlet yapısı çözülür ve tekrar düzenlenir; aslında değişen isimden ve bazan da hanedanlardan başka bir şey değildir. Bu cümle bize N.Atsız’ın Türk tarihine bakış anlayışının bir göstergesi gibi gelmektedir.

       Araştırmacı bu bölümde Sabar, Bulgar,Avar gibi Türk boylarından söz açmakla beraber, Ogur Mesel
esi üzerinde duruyor ki, bu konu da henüz Türk tarihi açısından yeterince aydınlatılmamıştır. Bir sürü ilim adamı tarafından Türk yurdunun batısında yer alan, özellikle Batı ve Latin-Bizans kaynaklarında Ogur olarak geçen Türk kabileleri sanki doğudakilerden farklı birer topluluk gibi algılanıyor ki, bize göre bu yanlıştır. Tarihteki bütün Türklerin herhangi bir teşkilata girmedikleri zaman “Tölös” diye adlandırıldıklarını, daha önceden pek çok yazımızda dile getirdik4. İşte bu Tölösler, kendi aralarında bir birlik veya siyasi teşebbüslerde bulununca yeni isimler alıyorlardı. Yani Karluk, Kırgız, Oguz, Basmıl vs. olurlar. Buna binaen bir hususa daha değinmek lazımdır ki; Türk etnik gelişimi iki kol halinde temayüz etmiştir. Bunlar, Oguz ve Kıpçak’tır. Dilciler ve tarihçiler birtakım meselelerin izahında bu durumu genellikle göz önünde bulundururlar. Ama bazan bunun dikkatten kaçtığı da oluyor. Ogurlar, Tölös topluluklarının batı kollarıdır ve bir nizama girince Bulgar, Sabar gibi isim almışlardır. Sayın Golden, Ogur boylarının İdil sahasına VII-VIII. asırlarda geldiğini de yazmıştır ki, bizce bu da hatalıdır. Bu bölgedeki Türk varlığının M.önceki çağlardan itibaren olduğunu biliyoruz. Çin kaynaklarıyla meşhur Oguz Kagan Destanı’nda, Türk-Hun kuvvetlerinin Doğu Avrupa seferleri herkesin malûmudur. Ve bu coğrafya erken çağlardan itibaren Türk yerleşimine açılmıştır. Bunun bir sonucu olarak; Hunların batı kolları İskit ve diğer Ogur-Tölös kabileleri buralarda yurt tutmuşlardır. Ama bununla beraber zihinleri karıştıran Ogur problemi yeniden incelenmeye muhtaçtır. P.B.Golden, burada özellikle Bulgar meselesine oldukça teferruatlı bir yer ayırdığı da gözlemleniyor. 

Makalenin Tamamı: http://goo.gl/FlrKvj
Bilge Kağan Hazinesi : http://goo.gl/no7xG9
Töles Boyları : http://ahmettasagil.files.wordpress.com/2010/10/toles.pdf
Kenize ektubu: http://www.karam.org.tr/Makaleler/974260949_karatay.pdf
Hazar Dili:
http://tdk.gov.tr/images/css/TDA/1971/1971_8_Golden.pdf
Hazar Çalışmaları Reviewed by Türk Asya on Salı, Nisan 29, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Türk Asya - Asian Turkish, Тюрки России © 2014|Bazı Hakları Saklıdır.
>5846 Numaralı Kanun Gereği Gizlilik ve Kullanım Şartlarını Okuyunuz.|Künye

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.